Yazara ve kitaba karşı başta baya önyargılı yaklaştım. Farklı tür polisiye gerilim kitaplarını okuyunca bu kitapta aynı duyguları yakalayamayacağımı düşündüm. Sebebi de ilk sayfaların bana sıkıcı gelmesi. Ama çok sonra yeniden okumayı denediğimde hikayedeki ince vuruşlar, bahsi geçen katilin psikolojik çözümlemeleri yazar tarafından insanı sıkmadan, zorlamadan ve daha en başından itibaren anlatılıyor olması. Kitapta insanı düşündürmeye iten çokça unsur var bana göre. Bir kadının daha çocukken seçemediği hayatı, o hayattan kaçmaya çalışırken karşılaştığı insanın ona yaptığı acımasızca muameleler ve hayatta kadınlara yönelik şiddeti erkek nezdinde bir sebebe bağlarken kadınların yaşadığı travmaların onun üzerinde etkisi, son olarak da kitapta geçen "Aslında erkeklerin tecavüz ya da cinayet suçlarını araştırdığımızda, bunun garipsenmemesini tuhaf buluyorum. Erkekler kadınlara tecavüz edip, onları öldürdüklerinde kimse onların bunun ardında bir 'neden' aramıyor sanki... Ama kadın aynısını yaparsa, toplumda devasa bir benlik arayışı peyda oluyor. Nedenlere, niçinlere dair sonsuz fikirler yürütülüyor." söylemi beni ciddi anlamda etkiledi. Bu tarz vuruşları da hoşuma gitti. Severek başlamadım ama keyifle ve heyecanla okudum o yüzden kitabı. Yazar bence iyi bir iş çıkartmış benim görüşüme göre.