Bir sineğin ömür ile bir insanın ömrü aynı mıdır?
İmkansız gibi görünse de bilim insanları bunu flicker füzyon frekansı ile ölçmüştür. Belirli sürelerde yanıp sönen bir ışık gösterirsen beyin ışıktaki bu titreşimi algılar. Işığın frekansı arttırılarak eşik değerleri tespit edilir. İnsan için bu frekans 60 hz'dir. Köpekler için 80 hz'dir. Sinekler için ise 250 hz'dir. Yani senin elinde rulo yaptığın gazete kağıdı ile bir sineği öldürmek bu fark nedeniyle bu kadar zor.
İnsan denen memelinin yeryüzündeki en vahşi canlı olduğunu sizde görüyorsunuzdur. Dünyanın en güzel sanag eserlerini ve bilimi üreten bu beyinler söz konusu kötülük olduğunda, hiçbir nöronuna sığmayacak acımasızlıklara imza atabiliyorlar. Sahilde olan banklar. Her tarafı kırık ve kirli. Kimisi üzerini çizmiş, kimisi tekme atıp bırakmış. Niye biliyor musunuz ? Çünkü bu bank sahipsizdi ve insanoğlunun sahipsiz olana karşı tavrı netti. Ya sahip olacaktı ya da sahip olamayacaksa illaki zarar verecekti.
Ağaçların çoğu, yeraltında yaşayan mantarlarla simbiyotik ilişki içerisindedir. Simbiyotik ilişkide, tüm taraflar bir şekilde bu ilişkiden fayda görüyor. Mantarlar yer altına gönderdiği miselyum ve liflerle topraktan fosfor, nitrojen gibi maddeleri ağaca taşıyor ağaç da bu maddeleri kendisi için kullanıyor. Ağaçların da fotosentez sonucu ürettiği birtakım ürünler de mantarlar açısından oldukça işe yaramaktadır.