Bir dünyada üzüntüleri başkalarının sevinçlerine dönüşen kutsanmış insanlar vardır, bu kişilerin gözyaşları içinde mezarda yatan dünyevi umutları, yalnızlar ve dertliler için iyileştirici kokulu merhemler ve ilkbahar çiçekleri açan tohumlardır. Bunların içinde lambanın yanında oturmuş kendi kaybının anılarını toplumdışı bir evsiz barksız için hazırlarken usul usul gözyaşı döken narin bir kadın vardı.
Ben ona tek bir ruhun, dünyanın tüm parasından değerli olduğunu söylemişken şimdi sırtımızı dönüp de çocuğunu satarsak, hem de bedeni ve ruhu iflas etmiş bir adama, bana nasıl inanacak?