Senin gözlerinin önünde geçen bin yıl, sanki dünmüş gibi, karanlığı aydınlatan bir fener gibisin. Onca zamanı bir sel gibi alıp götürdün, uykuda geçmiş gibi, sabah olduğunda büyümüş çimenler gibi. Sabahleyin serpilip büyüyen, gece olduğunda büzülüp solan çimenler gibi