“Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin, eğer fazla maruz kalırsan. Bu yüzden başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden kendi bahçeni yarat ve kendi ruhunu kendin süsle. Ve göreceksin ki dayanıklısın ve kuvvetlisin ve değerlisin… demiş Veronica Shooffstall. Ne de güzel demiş. Beklenti daima üzer. Güzel kızlarım kendi bahçenizi kendi seçimlerinizle ve ellerinizle diktiğiniz çiçeklerle süsleyin. Siz kimse olmadan da güçlüsünüz! Daima sevgi ile..
Rahmetli Doğan Cüceloğlu’nun da demesi üzerine “İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmek olanaksızdır.” Ne kadar da olmamasına ihtimal bırakmayan bir söz. Anlaşılan öğrenecek çok şey var.
Başucu kitabı niteliğinde nefse , kalbe iyi gelen bir kitap. Tavsiye üzerine aldım. Daha ilk sayfalardan ne kadar sade, ne kadar anlaşılır ve fayda sağlayacak bir eser olduğunu gördüm. “Güzel ahlâk nasıl ki Rahmanın huzuruna ve cennetin nimetlerine kalpten açılan bir kapı ise, kötü ahlâk da kalplere kadar nüfuz edecek olan Allahın yakmış olduğu cehenneme açılan kapıdır.Kötü ahlâk nefis ve kalp hastalığıdır.”
İbret alalım, çeki düzen verelim inşallah.
Sait Faik Abasıyanık
“İlim de bütün hesaplarına rağmen, bazen bir duyu, bir tesadüf işidir,..”
Bu satırdan epeyce etkilendim. Somut şeylerin yanısıra soyutluktan doğan bir anlamın da ilimde barınabilme ihtimali…