"örnek olmak yeryüzünde insanları birbirine bağlayan en güçlü bağdır." Demiş zweig. Genel olarak kitaplarını büyük bir ilgi ile okuyorum Zweig'ın Amok Koşucusu kitabı ise benim için şüphesiz en güzel eseriydi. Ancak Rahel Tanrı İle Hesaplaşıyor kitabını da oldukça beğendim. Genelde hikaye derlemesi kitapları okumaktan hoşlanmam ancak bunun hikayeleri oldukça ilgi çekici ve düşündürücüydü.
İlk hikaye olan Rahel Tanrı ile Hesaplaşıyor hikayesini yer yer hayret ederek yer yer empati yaparak büyük bir ilgi ile okudum. Hikaye bittikten sonra ise roman ile gerçeği ayırmak için kendimi Raheli ve Yakubu araştırmaktan alamadım.
Üçüncü Güvercinin Hikayesi ise Nuh tufanına değinmiş. Anca kitapta üçüncü güvercinin dönmeme sebebi dünyada dehşeti görmesi. Çok kısa yine etkileyici bir hikayeydi
Soh hikeye ise Ölümsüz Kardeşin Gözleri. Sayfamda da bir sürü alıntı yapmaktan kendimi alamadım. Beni oldukça düşündürdü kendi adalet sistemimi sorgulamama neden oldu. Tüm sevdiklerime okutmak istedim.
Bu üç hikayeyi barındıran derleme kitabın diline zaten diyecek yok. Okumayı düşünenlere keyifli okumalar diliyorum.
Bugün İstanbul, İsyanbul gibi; yorgun, sinirli ve biraz da akşamdan kalma... Gün doğmazdan önce yağan yağmurdan olsa gerek, altını ıslatmış çocuklar kadar huysuz üstelik. Korna seslerine ve sabahın tazeliğine sığınarak çığıran satıcılara ara ara eşlik eden gök gürültüleri ile bağır çağır, ama her halükarda büyüleyici ve son vapur kalkana kadar da neşeli. Bir zanaatkar bu şehir; malzemesi iyi oldu mu ya, buranın insanının beyefendiğine-hanımefendiliğine hiçbir yerde rastlayamazsınız. Yollarına düşeni, kaldırımda yürüyeni yoğurur, bir heykeltraş ustalığıyla. Yok; malzeme kötüyse, elini vurmaz üstüne, kaderlerin en kötüsünün orta yerine atar acımasızca.