“Sanırım seni artık ezberledim,” dedi Helena. “Özellikle de gözlerini. Sanırım ilk onları okumayı öğrenmiştim.”
Kaine’in dudaklarının kenarı seğirdi ve Helena’nın elini tutup göğsüne bastırdı.
“Ben de seninkileri ezberledim,” dedi sonra ve derin bir nefes alıp gözlerini kaçırdı. “Anlamalıydım… Gözlerine baktığım ilk anda, sana karşı asla kazanamayacağımı anlamalıydım.”
Helena hafifçe gülümsedi; uyursa her şeyin yok olmasından korktuğundan uyanık kalmaya çalıştı. “Her zaman gözlerimin en iyi yanım olduğunu düşünmüşümdür.”
“En iyilerinden biri,” dedi Kaine sessizce.
“Sen benimsin. Benim olmaya yemin ettin. Şimdi de savaştan sonra da. Seninle ilgileneceğim. Kimsenin sana zarar vermesine izin vermeyeceğim. Yalnız olmak zorunda değilsin. Çünkü benimsin.”
Kaine başını eğdi. “Neden ben tüm sözlerimi tutmak zorunda kalıyorum da sen bir tanesini bile tutmuyorsun?”
Helena başını iki yana salladı ve kafasını kaldırıp alınlarını birbirine yasladı.
“Sana verdiğim ilk söz yaşadığım sürece senin olacağımdı. Onu tutuyorum.
#kitapyorumu Herakles’in Kanı
Alexis’in zorlu hayatı, üvey anne ve babasının yanına bir de üvey kardeş eklenince iyice zorlu hâle gelir. Artık sadece kendisini değil, kardeşini de korumak
#kitapyorumu Alchemised
Ne söylemeliyim bilmiyorum. Kitabı elime aldığımda bu kadar çarpıcı bir hikâye okuyacağımı hiç düşünmüyordum. Ama bu kitap beni resmen duvardan duvara vurdu