Bu ıvır zıvır şeylerden aklımızda daha fazlası kalmamış. Hiçbiri de bir işimize yaramadı zaten.
?imse çıkıp da bize okulda; yağmurlu, fırtınalı havada sigaranın nasıl yakılacağını, ıslak odunun nasıl tutuşturulacağını, yahut bir süngünün, kaburgalar arasına takılıp kaldığı için, en iyi kama saplandığını öğretmedi.
"Gidelim" diyorum Yasemen e. "Hiç kimsenin yurdu yok burada." Yasemen kibarca ekliyor, daha doğrusu düzeltiyor:
"Yurtlarından ayrı kalmamak için milletlerinden ayrılmışlar.” Başımı kaldırıp Yasemen'e dikkatle bakıyorum. Umduğumdan çok fazlası.
Beth ertesi hafta boyunca bunun üzerinde çalıştı, sonraki haftaysa voleybolu tümden umursamaz oldu. O konuda ustlaşacağı yoktu ama artık korktuğu bir şey olmaktan çıkmıştı.