su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Farkındamısınız !! Ağrı'da Leyla çocuğumuz kaybolduğundan 18 gün sonra köyün 3 km uzağında dere kenarına konuldu. Leyla çocuğumuzun olayından sonra, Giresun'da iki çocuk ve Narin aynı şekilde katledildi ve günler sonra dere kenarına bırakıldı. Her gün bir yenisi… Yarının katillerini bugün’den yetiştiriyoruz. Dün’de Narinler öldü. Bugün’de Narinler öldü, yarın’da Narinler ölecek. Ölen bugünün çocuğu, Öldüren’de dünün çocuğuydu. Her gün birden fazla alçakça, ahlaksızca, şerefsizce, tarifi olmayan kötülükle katledilen çocuk, kadın, masum canlar var. Kimi medya’ya yansıyor, kimi yansımıyor. Bir çok katliam kitlesel bir eyleme dönüşsede yaşanılan kötülükler devam ediyor. Yaşanılan bu olaylar karşısında ne çocukları ne kadınları ne de savunmasız canlıları koruyamayacak kadar aciz durumdamıyız? Artık bilinçli farkındalığa ulaşmamız gerekiyor başkalarını yargılamak ve suçlamak yerine kendimizi geliştirmeliyiz. Sevgi, saygı, hoşgörü, güven ve en önemlisi ahlaki değerler çatısı altında erdemli çocuklar yetiştirmek için adım atmalıyız. Yarın’ın çocuklarını siz Anneler, Babalar inşa edeceksiniz. Çocuklarınıza, sevgi ve şefkat gösterin, sevginizi açıkça ifade edin. Sarılmak, öpmek veya güzel sözler söylemek, onların kendilerini güvende ve mutlu hissetmesini sağlar. Çocuklarınızı övgü ile destekleyin başarılarını ve çabalarını takdir edin. Onlara sık sık olumlu geri bildirim verin bu, öz güvenlerini artırır. Böylelikle kendini bilen seven ve güvenen çocuklar inşa etmiş oluruz. Su Ayan
Reklam
İnsan önce nefse karşı cihad etmeli. Nefse Karşı Cihad bitince hiçlikteyiz der. Bakar orada bomboş bir şeyler eksik yanında birileri olsun ister aynı yolda olan.Sonra davet başlar cümle varlık ile hep birlikte olmak için Sözle cihad etmeye başlar, Bir, iki, üç,…. Bin, Hiçlikten,Hepliğe geçer yine bir şey eksik gibidir. Bu seferde Tevhid’in aşkı ile yanar hepsine aynı nazardan bakmaya başlar ve hepsi ile Bir olamak ister İlimle Cihad başlar bu sefer Tebliğ’i Tevhide-Birliğe. Su Ayan
Hayatta hiçbir şey için acele etme. Doya doya yaşa her şeyi. İliklerine kadar hisset, nefes aldığın havayı. Güneşi öp, yıldızlara selam ver. Bulutlarla sek sek oyna. Karşılaştığın her canlıya selam ver ve tebessümle karşıla her kim olursa. Kollarını tüm gökyüzünü kucaklayabilecek kadar aç ve sarıl maviliklerin içinde sevgiyle insanlara. Bir gün toprak olup gittiğinde dokunduğun her yürek ağlasın ardından. Hayat, iyilik biriktirmekten başka bir şeye yaramıyor ve ölüm kapımızdan bir kez olsun ayrılmıyor. O zaman bırak dünya denilen sevgilinin olsun her şey. Rüzgâr gibi gelip geçtiğin dünya hayatı, cennet anahtarını aldığın bir sahne olsun. Su Ayan
Hak yolunda olup, Hakka kavuşmaktan üstün ne olabilir. İnsan o yoldan sükunet ile geçermiş. Sükunetimi sabrımla mühürledim. Hz.İbrahim'in samimiliğini sır eyledim, ateşin içinde tevekkülümü zırh yaptım. Ateş yakacak bir şey bulamadığı halde yanıp küle çevirdi, yok olacağım yerde var oldum… Meğer İbrahim olmak buymuş… Su Ayan
Toplumuzda en büyük eksik insanın Ahlaki değerlerini yitirmesidir. Ahlak, gelip geçici bir hâl olmayıp insanın iç dünyasında yerleşen, onun bir parçası hâlini alan kabiliyetler bütünüdür. AHLAK, İnsanın tabiatıdır. Huzurlu bir dünya düzenini sağlayacak bireylerin yetişebilmesi için, bireylerin ahlak gelişimlerine önem verilmesi gerekiyor. Ahlak dışı davranışlar toplumda karmaşa, huzursuzluk, benlik ve ahlaki kimlik sorunları oluşturur.Toplumu oluşturan bireylerin ahlaklı davranışlar gösterebilmeleri oldukça önemlidir. Bu nedenle, ahlaki davranışların nasıl ortaya çıktığını anlayabilmek için, bireylerin sahip oldukları ahlaki kimliklerini bilmek gerekir. Bireyler, çocukluk çağlarında anne ve babasının üst benliğini kullanır. İlerleyen yıllarda kendine dair fakat aynı zamanda ebeveynlerinin üst benlik izlerini barındıran kişisel benliğini ortaya çıkarır. Bu noktada ahlakın, büyük oranda aile sayesinde kazanıldığı da açıkça görülür. Annelerin ve babaların, en büyük şikayeti çocukların ve gençlerin kendilerini dinlemediklerini, dik kafalı olduklarını savunurlar. -Peki, çocukların ahlâkını ilk önce bozan kim? Onları sevgisiz ve saygısız bir şekilde davranan kim? Sözlerinize önem vermemeyi onlara öğreten kim? Çocuklarınızı korkutarak, azarlayarak, onları cezalandırarak, sevgi, saygı ve itaat elde edeceğinizi sanmayın. Anneler ve babalar çocuklarınızın yanında öyle davranışlar gösteriniz ki, onlar sizin onurlu ve dürüst olduğunuzu görüp, sizlere sevgi ve saygı göstersinler. Ahlak, vicdan, saygı, sevgi, merhamet gibi değerler ailede verilir. Sevgisizlik bütün kötülüklerin kaynağıdır. Etrafına kötülük saçan, topluma zarar veren yetişkinler genellikle küçükken sevilmemiş çocuklardır. Toplumdan adeta suç işleyen psikopatların geçmişine baktığımızda neredeyse hiç şaşırtıcı olmayan