Pabuç koltuk altıma girdi ama tekme değildi bu. Beni yüzüstü çevirdi. Soğuktan öyle kaskatı kesilmiştim ki kütük gibi devrildim. Kollarımı yüzümden ve başımdan ayırmadan gözlerim kapalı öylece uzanıyordum sadece. Her nedense ağlamıyordum artık. İnsanlar galiba bir yerlerden yardım alma şansı olduğu zaman ağlıyor sadece.
“Yani, eskisi gibi olmadı hiç,” dedi karısı. “Ama atlattı. Bazen dünya insana fazla geliyor, vücut da dinlenmek için bi nevi ona sırt çevirmek zorunda kalıyo galiba.”
“Ne yapabilirdin ki? Onun yaşamını hatırla, ölümünü değil. Cesur, mutlu ve kibirliydi, tam da bir çocuğun olması gerektiği gibi. Onu sadece korkuyla kendine zincirleyerek daha fazla koruyabilirdin. O şekilde yaşayamazdı, yapamazdı ve sevdiğin kişi olarak kalamazdı…”