Kitap, Tapınak Şövalyeleri’nin Haçlı Seferleri sırasında nasıl ortaya çıktığını ve başlangıçta Kudüs’e giden hacıları korumak için kurulan bir tarikat olduklarını anlatır. Zamanla bu küçük grup çok güçlenir, büyük bir servet ve siyasi etki kazanır.
Ancak bu güç, onları hedef haline getirir. Özellikle Fransa Kralı IV. Philippe, Tapınakçılara karşı ağır suçlamalar ortaya atar (sapkınlık, gizli ritüeller vs.). Bunun sonucunda şövalyeler tutuklanır, işkence görür ve tarikat dağıtılır.
Kitap sadece tarihsel olayları değil, aynı zamanda şu gizemleri de ele alır:
* Tapınakçıların sakladığı iddia edilen hazineler
* Kutsal emanetler (örneğin Kutsal Kâse)
* Gizli semboller ve ritüeller
* Günümüze kadar uzandığı söylenen sırlar ve örgüt bağlantıları
Yani kitap, tarih ile efsaneyi birleştirerek “gerçek ne, efsane ne?” sorusunu düşündürüyor