Berrin

Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
şimdi kuşlar kanatsız uçuyor gönlümüzde bulutlar yağmura hasret geceler gündüzü bekliyor içimizde şimdi kanlı bir piyestir zaman sahneler zindan hüznümüz sığmıyor kulislere alkış ve kırbaç sesleri arasında gemiler yanaşıyor gözlerimize sonsuzluk denizi açıyor kapısını dalga dalga çiçekler ilahi söyleyen deniz kızları birer birer ruhumuzdan geçer
Sayfa 95·Kitabı okudu
Alıntı
Çiçekler Üşümesin
Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden Kar yağsa da bu sessiz vadiye, gün bitmesin; Yapraklar üşüse de, çiçekler üşümesin
Sayfa 62·Kitabı okudu
Alıntı
"Şu dem ki nükk-ü dünyâdan Muhammed Mustafâ gitti Sevindi âhiret ama bu dünyadan safâ gitti..." Aziz Mahmud Hüdâyî
Alıntı
Yalnızsın
Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü Görürsün, hasretiyle sabah ezgilerinin Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin Kuşlar öter, uçuşur, yeşil dallara konar Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan Rüzgâr okşamaktayken anne gibi tenini Gecenin kolları sessizce yakalar seni Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı