Sizin de mi hep sonradan aklınız başınıza gelir?
Pişman olanlardan mısınız?
Yaşadıklarınıza üzülenlerden mi? Ya da neden bu kadar sevdim diyenlerden mi?
Bu yaşadıklarınız size bir şey kattı mı? Ya da üzüntüleriniz ders almayı unutturdu mu?
Sadece üzüntülerinize mi odaklandınız?
Harese nedir, bilir misin oğlum?
Arapça eski bir kelimedir.
Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
Harese şudur evladım:
Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür;
O kadar dayanıklıdır yani.
Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır.
Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.
Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar.
Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider.
Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve.
Bunun adı haresidir.
Demin de söyledim hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.
Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
Kendi kanının tadından sarhoş olur.
Kişi, karşısındakinin değişmemesini isteyip yatırımını ona göre yaparsa sonrasında kafasını taşlara vurur. O değişecek, sen de değişiyorsun. Hayatın kendisi değişiyor.
İnsanlar inansa da inanmasa da, gayret etse de etmese de, İslâm nûru hep parıldayacak, hep aydınlatacak nasiplileri... Önemli olan, biz hangi taraftayız? Hidâyete gönlünü açanlardan tarafa mı, Allah'ın en büyük lütuf ve nîmeti olan İslâm'dan yüz çevirenlerden tarafta mı?