Bu büyük ağabeyden sonra gelen ortanca oğlan
talihsizlik biliyordu dünyaya uğramayı
sövgüsü tazeleniyordu Allah'a karşı
ne zaman sabaha bir güneşle uyansa
eğretiydi kısa yolculukta birbirine dolanan omuzlar
eğretiydi ona göre bütün ayakları tabiatın.
Tanrım! Tanrım! bu bitmez felaketlere dayanma gücü ver! Tükendim, dayanacak gücüm kalmadı. Şüphesiz her şey olması gerektiği gibi oldu, zaten başka türlü olamazdı.
Rom. Zemzem yok Küba'da, rom var. Herkes bunu içiyor. Bir hacı olarak sana ordan rom getirdim canım kardeşim. Bununla abdest alınmayacak, oraya buraya sürülmeyecek, direkt içiyorsun, direkt cennete gidiyorsun, cennette kimlere rastlıyorsun; Marx, Lenin, Trotsky, Marylin Monroe, Commandante Che Guevara!
Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. İçince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum, fakat bütün bunların bende alışkanlık yapmasından korkuyorum. Bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, Her efkarlandığımda sigara yakmanın bende bir alışkanlık olmasından korkuyorum. Ben canım sıkılınca sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım.