Buğra Han

Buğra Han
@Bugrahannn
Okur, yazar, çizer, tasarlar.
Grafik Tasarımcısı
Pamukkale Üniversitesi
Denizli
8 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Hükümet ile din birleştirilmiş, yasaları çiğnemek günah haline gelmişti. Hükümetin aldığı kararları sorgulayan herkese kafir gözüyle bakılıyordu. Aşırı ahlakçı zihniyet, asileri hem bu dünyada cezalandırıyor hem de cehennemde yanacaklarını söylüyordu.
Sayfa 15 - İthaki Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
En güçlülerin bile uygulayabileceği kuvvetin bir sınırı vardır; sınırı aştıklarında kendilerini yok ederler. Devlet yönetiminde asıl sanat, bu sınırı saptayabilmektir. Gücün yanlış kullanımı ölümcül bir günahtır. Kanunlar intikam aracı, rehine ya da şehitleştirdiği kişilere karşı bir tahkimat olarak kullanılamaz. Bir bireyi tehdit ederseniz, bunun sonuçlarına katlanırsınız.
Sayfa 254 - İthaki Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiç bir şeyin duramayacağını sanır. Dümdüz gider, hızlandıkça hızlanırlar. Engelleri tamamen göz ardı eder, körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar.
Sayfa 514 - İthaki Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Peder Peregrine yavaşça öne eğildi. “Âdem kendi başına günah işlemedi. Havva'yı ekle, baştan çıkarmayı eklemiş olursun. İkinci bir adam daha ekle, zinayı olası kılarsın. Cinsellik ve insanla birlikte günahı da eklersin. Eğer insan zararsız olsaydı, elleriyle boğamazdı. Bu türden bir günah olmazdı. İnsana kolları ekleyince, yeni şiddet olasılıklarını da eklersin. Amipler günah işleyemezler, çünkü bölünerek çoğalırlar. Birbirlerini öldürmezler, başkasının karısına göz dikmezler. Amiplere de cinsiyeti ekle, kollar ve bacaklar ekle, cinayet ve zinayla karşılaşırsın. Bir uzuv, ya da kişi ekleyip çıkarmakla, olası kötülükleri de ekler ya da çıkarırsın. Mars üzerinde ya bizim aklımıza sığmayan beş yeni duyu, organlar ve göze görünmeyen uzuvlar varsa - o zaman beş de yeni günah olmaz mı?”
Sayfa 138 - İthaki Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
1939 Ağustos'unun hemen sonunda İngiliz tüccarları Almanya'ya teneke, kauçuk, bakır ve şelak satma heyecanından birbirine girmişlerdi - üstelik birkaçı haftaya savaş çıkacağı kesin bilinirken. Gelip boğazını kessin diye birine jilet satmak kadar mantıklı bir davranıştı bu. Ama "para iyi"ydi.
Sayfa 76 - Can Yayınevi·Kitabı okudu
Deneme