Artık neredeyse hiç kimse böğürtlen ya da ateş yakmak için kozalak ve çalı çırpı toplamıyordu. İnsanlar koşarak gelip geçiyorlardı önünden. Onları kovalayan yoktu ama yine de koşuyorlardı işte. Arada bir durup saatlerine bakıyorlar ya da ellerinden düşürmedikleri minik kara bir kutuya konuşuyorlardı. Hiç durmuyorlar, hiçbir şeye şaşırmıyorlar, başlarının içi gürültü dolu ve bu gürültü onları çevrelerinde olup biten her şeye kör ve sağır ediyordu.