Eğer yol yanlış ise, rehber bir işe yaramıyor,
Hakikat susmuşsa, kelam bir işe yaramıyor.
Vicdanlar mühürlü, kalpler taş kesilmişse,
Oturup dua etsen, selam bir işe yaramıyor.
Kafeste dünyaya gelirsen, kanat bir işe yaramıyor,
Uçmak hayal olmuşsa, kanat çırpmak bir işe yaramıyor.
Göz görür, kalp körse eğer,
Ufuklara bakmak bir işe yaramıyor.
Yük ağırdır şu divanelerin omuzlarının üstünde,
Dert aynı derttir, yıllar geçse özünde.
Akıl yoksa başta, söz neylesin dilinde,
O taşın üstünde baş bir işe yaramıyor.
El öpme sayesinde herkese mevki verdiler,
Hak bilmeyenleri tahta sürdüler.
Kalem kırılmış, doğrular susturulmuşsa,
Okuyup bilmek bile bir işe yaramıyor.
Hırsızla ev sahibi aynı sofrada oturmuş,
Adalet yorgun, terazisi bozulmuş.
Vicdanlar pas tutmuş, yürekler donmuş,
Kapıya kilit vurmak bir işe yaramıyor.
Ey şair, daralmış gönlün neyi istiyorsa söyle,
Korkma, çünkü hakikati ancak yürekler böyle dinler.
Sözün değerini bilmeyen çok artık,
Eşeğin kulağına Yasin okumak bir işe yaramıyor.