Burak Akcan

Burak Akcan
@Burakcan2
Instagram: oh_my_godot
İstanbul, 5 Ağustos
3 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. “Bence bir ama istersen evleniriz,” dedim. O zaman, kendisini sevip sevmediğimi öğrenmek istedi. Bir başka zaman da söylediğim gibi, “Bunun bir anlamı yok, ama herhalde sevmiyorumdur.” diye karşılık verdim.
Edebiyat
Reklam
Hastalığı ilerledikçe yalana nefreti de arttı. “İtiraflarımı yazmalıyım,” diye çırpınıyordu yatağın içinde. “Selim’e yaptığım kötülüklerin tarihini yazmalıyım. Ondan nasıl nefret etmiş olduğumu anlatmalıyım. Ona nasıl işkence ettiğimi söylemeliyim.” Kalem tutacak kadar gücü yoktu. Kelimeleri bulamıyor, bulduğu kelimeleri de yanlış yazıyordu. “Selim’i ben öldürdüm,” diye bütün gün homurdanıyordu. “Kendimdeki büyük bayağılıkları ona da bulaştırdım: zehirledim onu.” Biraz kuvvet kazanınca, “Büyük Suçlular Ansiklopedisi”ni okumaya başladı. L harfine kadar geldi. Kendinden büyük suçlu bulamadı. Sabahtan akşama kadar ağlayarak Selim’den af diliyordu. “Artık inanmayacak bana,” diye inliyordu. “Hep eskisiyle karıştıracak.” Düşünmeye ve gerçeğe duyduğu susuzluğu anlatacak sözler bulmaya çalışıyordu. Düşünmediği için öfkeleniyordu. “Her şey yalan olamaz,” diyordu. “Bazı gerçekler vardır benim de bildiğim: inekler dört ayaklıdır, kuşlar havada uçar, iki kere iki dört eder. Ben de ineğin biriyim ve dört ayak üzerinde yürümeliyim. İki el kere iki ayak dört eder.” Yataktan inip yerde emeklemeye çalışıyordu. Zorla yatağına taşıdılar. “Bırakın beni“ diye direniyordu. “Anlamıyorsunuz: gerçeği bulmaya çalışıyorum. Gerçek de benim gibi dört ayaklıdır.” Felsefe kitapları okumayı denedi. Bir süre sonra, iki kere ikinin dört olduğundan kuşkulanmaya başladığı için bıraktı.
Edebiyat
Hemen başlayalım. Yazalım albayım. İşte kalem, işte ıstırap albayım. Benden başlayalım albayım. Önce ben konuşurum. Sonra, gene ben konuşurum. Soldan girerim albayım. Akşam olmaktadır albayım. Bütün güzel oyunlarda, heyecanı artırmak için akşam olur albayım: Işıklar yavaş yavaş söner. Güneş demek istiyorum albayım. Parantez içine yazılır albayım ‘hava kararmaktadır’ diye. Aynı parantezin içinde Hikmet de soldan girer albayım. Parantezin içine italik yazılır albayım. Uzatma Hikmet, denir ona gerçek hayatta. Oyunda ise denmez.
Edebiyat
SCHLİCK (yüksek sesle düşünür): Böyle mühim bir hâdisenin arifesinde, nasıl oluyor da şahsi dertleri kafamdan söküp atamıyorum? Bütün gece haritaların üzerine hep beraber eğilip, anlamadığım bir şeyler karaladık. Ne oldu da erkânı harbin diğer zabitleri vaziyetimi farketmedi? Fransız ordusuna saldıran mütecaviz kırmızı okların titrekliğinden ıstırabımı hissetmedi? Albay Hüsamettin durdu, «İşte tarih, askerlik ve ıstırap böyle imtizaç ettirilir,» diye öğündü.
Edebiyat
“Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görünüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa
Edebiyat
Reklam