Çöp Adam’ı okumaya ilk başladığımda son zamanlarda popüler olan O ve Stranger Things’e benzetsem de kitabı okudukça bu benzerliğin tek sebebinin içinde bulunduğu zaman periyodu olduğunu gördüm ve söylemek isterim ki bu kitabı ikisinden de daha çok beğendim.
Kitabın konusuna gelirsek, kitap iki farklı zamanda geçiyor. Ama her şey 1980’lerede ana karakterimiz Eddie 12 yaşındayken arkadaşına doğum günü hediyesi olarak tebeşir almasıyla ve bu tebeşirleri birbirlerine gizli mesajlar bırakmak için kullanmalarıyla başlıyor. Bu gizli mesajların alfabesiyse çöp adamlar. Fakat bir süre sonra yaşadıkları kasabada ki talihsiz olaylar artmaya başladığında ve çöp adamlar tüm olayların tek ortak noktası olunca her şey daha da ilginç bir hal alıyor. Kitabın diğer zaman dilimindeyse Eddie artık bir yetişkin ve geçmişiyle ilgili sorunlarını çözememiş olsa da sıradan bir hayata sahip ama bu sıradan hayatı bir gün postasına gelen çöp adam resmiyle alt üst oluyor.
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen üst seviye bir iş çıkarttığını düşünüyorum. Kitabı okurken hiç sıkılmadım, gayet akıcı ve sürükleyici yazılmıştı. Elimden bırakamadım. Kitap iki farklı zamanda geçmesine rağmen bu geçişler sırasında kopukluk hissetmedim ki bunun sebebi her bölüm sonunda yazarın bizi merakta bırakmasıydı. Sonu ise tam anlamıyla böyle iyi yazılmış bir kitaba layıktı. Her sorum bir cevap buldu. Bu kitaptan sonra yazarın diğer kitabını da okumak için can atıyorum.