Cüveynî İrşad isimli eserinde "büyük günah nedir" sorusunu şöyle cevaplar: "Bütün günahlar büyüktür, çünkü günahların miktarları günah işlenen şeye nispetle belirlenemez. Bütün günahlar Allah'a nispetle büyüktür."
Wittgenstein'ın Viyana'nın küçük bir köyünde bir ilkokulda iş bulduğunu Russell'a haber verdiği mektupta şu ifadeler yer alıyor: Trattenbach'lı ilkokul öğretmeninin Pekin'de bir üniversite profesörü ile mektuplaşması, herhalde ilk kez olsa gerek."
Wittgenstein, Russell'a yazdığı mektupta şunu söylüyor: "Frege ile mektuplaşıyorum. O, benim çalışmamın bir kelimesini anlamıyor. Sade ve duru açıklamar yapmaktan takatim kesildi."
Balkanlar'daki topraklarının neredeyse tamamını elinden alıp geriye bölük pörçük bazı toprak parçaları bırakan 1878 Berlin Antlaşması'na kadar, Osmanlı İmparatorluğu Avrupalı bir devletti ve Avrupa'nın askeri ve siyasi meseleleriyle iç içe olduğu için, dönemindekiler tarafindan da öyle görülmekteydi. Rakibi Fransız ve Habsburg imparatorlukları Avrupa siyasal düzeninin ne kadar parçasıysa, Osmanlı Devleti de altı yüz yıllık tarihi boyunca Avrupa siyasal düzeninin o kadar parçasıydı.
Ülkenin demografik merkezi, imparatorluğun sonuna çok yakın tarihlere kadar Avrupa'da kaldı. Rumeli'deki nüfus yoğunlukları Anadolu'dakinin iki katıydı.