Büşra

10/10
·184 syf.·
2025 22. kitabı
Üçüncü inceleme yazımı Yeşil Gece’ye saklarken kısmet Memleket Hikayeleri’ne olacakmış. Tüm fikirlerimi alt üst eden bu hikaye kitabının her öyküsünü derin bir roman, sarsıcı birer film sahnesini izlercesine okudum. İnanılmaz bir lezzet verdi ve her öyküsünün başlığını zihnimde sürekli tutmak istiyorum öyle bir tutkuyla okudum bu kitabı. İçinde olan hikayelerden yalnızca Şeftali Bahçelerini önceden bir ders vesilesiyle okumuştum. İçindeki betimlemeleri kıymetli başka bir hocam gerçekten mükemmel bulmuş olacak ki cümle tahlilimizdeki ilk örnek o idi. Refik Halid’e sanıyorum ki öncesinde bir ön yargı oluşturup İstiklal Savaşı hakkındaki düşüncelerini göz önünde bulundurarak kendimi kilitlemiştim. Fakat bu kitabı okurken yarattığı o edebi dünyaya o kadar derin baktım ki gerek dilinin dönemine göre sadeliği gerek akıcılığı. Hatta betimlemeleri bla bla diyerek geçen ben, bu kitapta vay be dedim çünkü adam anlatım tekrarına düşmeden insana zevk verecek ölçüyü bilecek kadar iyi bir psikoloji ustası olarak mekanları o denli güzel tahlil etmiş, o kadar güzel çözümlemiş ki hayretlere düşürdü beni “Kirpi” lakaplı edebiyat ustamız. E bu kadar iyi bir çözümleyici olmasından kaynaklı olsa gerek memleketi o kadar güzel yorumlamış ki her türden insanın geldiği ve şaşırtmayan olayları gözümüzün önüne sermiş. Ya o dönemin aynısı günümüzde hâlâ devam etmekte ya da Refik Halid muhteşem bir ileri görüşlü yazar ki bana kalırsa ben ikisini de kabul edenlerdenim. Orman yangınlarından tutalım da sözde hocalara oradan da tacize uğrayan kadınlarımıza değinen Refik Halid’e bayım bayım bayıldım. Şahane bir usta. İleride öğrencilerime, umuyorum ki hafızamda kalan hikayelerini ödevler olarak verip, onları bir yazarla tanıştıracağım. Üzerine sohbetler edeceğim. Nasıl olur da İstanbullu bir yazar bu
Memleket HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20108,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Bütün heyecanlarının tükendiği bu genç kız yüreğinde artık bir tek his hüküm sürüyordu: Babasına karşı hudutsuz bir kin, bir garaz!”
Sayfa 197
“Bazen seyircilerden bir itiraz yükselmek ister, fakat neticede herkes hazmetmeyi tercih ederek susardı.”
“ Bu aşk bazı güzel geceler tatlı bir rüya gibi onun hasretle, iştiyakla yanan göz kapaklarını dinlendirir , bazı zamanlar ise bir sancı gibi uykularını kaçırırdı.”
“…Kalbi yalnız onun üzerine titriyor, onu yanında, yakınında buldukça her iş kolay ve zahmetsiz geliyordu.”
Sayfa 142