instagram.com/reel/DTbE_ZsjBa...
Kitap hakkındaki çektiğim videoyu linkten izleyebilirsiniz.
Bu kitabı ilk aldığımda, bu kadar kapsamlı olduğundan açıkçası habersizdim.
Kitap yalnızca çocuklarla sanat ve felsefe yapılabileceğini söylemekle kalmıyor,
bunu adım adım, detaylı bir şekilde nasıl yapabileceğimizi de anlatıyor.
Kitapta çok dikkatimi çeken bir düşünce var:
Güzel Sanatlar alanında, edebiyattaki gibi ‘çocuk edebiyatı’ benzeri bir ayrım yoktur.
Sanat, çocuklar için ayrıca üretilen bir şey değildir.
Kitap boyunca da,
hem felsefenin hem de sanatın
bu tür bir ayrıma ihtiyaç duymadığını hissettiriyor.
“Çocuk, sanatsal ürüne yetişkinin koyduğu sınırlar olmadan bakar.
Daha özgürdür.
İlgi duyar, etkilenir, sanatçıya öykünür,
onunla birlikte hayal kurar
ve sanat eserini yorumlar.”
Kitap, bütün bunların çocuğun doğal eğilimleri olduğunu söyler.
Yani çocuklara felsefe ya da sanat yorumlamayı öğretmeye çalışmaz.
Zaten onların doğasında var olan
bu düşünme ve hayal etme hâlini
açığa çıkarmayı amaçlar.
Kitapta tablolar, sanatçılar, üsluplar ve tarzlar hakkında
detaylı bilgiler de yer alır.
“Bu bilgilerin ardından,
çocuklarla felsefi etkinlik yapabilmek için
tablolar üzerine tartışma soruları paylaşılır
ve somut etkinlik örnekleri verilir.
Paul Klee – Kedi ve Kuş
instagram.com/reel/DTIOKkwjJX...
Hasan Aycın hakkında bir video...Linkten ulaşabilirsiniz.
Bir gün sahaf gezerken bir çizim kitabına rastladım. Bir karikatüristin çizimlerinin yer aldığı bir kitaptı. Merakla eğilip elime almak üzereyken, tüm rafın aynı kişiye ait kitaplarla dolu olduğunu fark ettim. Gözlerim çizimlerin arasında gezinirken zaman, ben fark etmeden akıp gitti.
O kalın kitapların yanında, karikatüristin isminin yazılı olduğu ince bir kitap daha buldum. Bu, çizerle yapılmış söyleşilerin derlendiği bir kitaptı. Çizim kitaplarından önce onu almak istedim; çizeri tanıyıp çizgilerini daha kolay yorumlayabilmek için.
İlk başta bu çizerle tesadüfen karşılaştığımı düşünmüştüm. Kitabı okuyup bitirdiğimde ise ona denk gelişimin tesadüften çok daha fazlası olduğunu anladım. O gün neden istemsizce o sahafa girdiğimi, neden o rafa yöneldiğimi, neden o kitabı alıp okuduğumu artık daha iyi biliyorum. Onun çizgilerini ve yola çıkışını öğrenmem gerekiyordu; kendi adımlarımı güçlendirebilmek için.
Size de bu çizeri biraz tanıtmak istiyorum: Hasan Aycın.
Hasan Aycın’ın çizgileri genellikle “sessiz” ve “yalın” olarak tanımlanır. Karikatürlerinde kelimelere yer vermez; mesajını semboller, çizgiler ve felsefi bir derinlikle aktarır. Sanatını, insanın “kendini bilme” ve “hakikate tutunma” çabası olarak görür. Üslubu; minyatür, halk edebiyatı ve tasavvufi derinlikten beslenir.
Hasan Aycın, Türk karikatür sanatının en önemli isimlerinden aynı zamanda yazar ve çizerdir. Çizgilerindeki derinlik ve kendine has üslubuyla tanınan sanatçı, geleneksel birikimi modern bir anlatımla buluşturur.
Önemli eserlerinden Bocurgat, Hasan Aycın’ın ilk çizgi albümüdür. Bocurgat, ağır yükleri kaldırmak ya da gemileri karaya çekmek için kullanılan, insan veya hayvan