Büşra Akçay

Büşra Akçay
@BusraAkcay
30 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ama yalnız bir yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Aynı biçimde ve donuk bir yaşamın bütün günlerinde, zaman alıp götürür bizi. Ama, bir gün gelir, bu kez de bizim zaman taşmamız gerekir. Geleceğe dayanarak yaşarız: yarın, ileride, iyi bir işim olunca, yaşlandıkça anlarsın. Bu tutarsızlıklara hayran kalmamak elde değil, çünkü ne de olsa ölmek var işin içinde. Gene bir gün gelir, insan 30 yaşında olduğunu görür ya da söyler. Gençliğini belirtir böylece. Ama, aynı zamanda, zamana göre yerini de belirtir. Zamanın içinde yerini alır. Geçmesi gerektiğini söylediği bir eğrinin belirli bir anındadır. Zamanın malıdır, içinin ürpertiyle dolması üzerine, en kötü düşmanı olarak görür onu. Yarını istiyordu hep, tüm benliğinin bundan kaçınması gerekirken, yarının gelmesini diliyordu. Etin bu başkaldırışı, uyumsuz budur işte.
Sessiz Olmak
Sürdürmek uğruna hayatımızı bu kadar sıradan olmasaydık, ve bir an için, hiçbir şey yapmasaydık, belki dev bir sessizlik yarıda kesebilirdi kederini kendimizi hiç anlamayışımızın, kendimizi ölümle korkutmanın, belki de toprak öğretecek bize ölü görünen her şeyin aslında canlı olduğunu.
ÖYLE BİR YORGUNLUK
Yoruldum heykellerden. Yetti bunca taş. Doldurmayı sürdürürsek cansız şeylerle dünyayı nasıl yaşar canlılar?
Nokta
Daha geniş bir uzay yok bu acıdan, hiçbir evren yok bunun gibi kanayan.