Büşra Kocabıyık

Büşra Kocabıyık
@BusraKc
''Seneler, seneler evveldi; Bir deniz ülkesinde yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz''
Kuşadası
Çanakkale
9 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Ne zaman şenlikli bir yere adım atsan sımsıkı tutunuyorsun kendine. İnsanların arasından süzülürken ellerini göğsünde bitiştirip kimseye kaptırmamak için beni kalbine yaslıyorsun. Uykundaki taşı kavrarkenki gibi güven dolu ellerin. Bu hallerini çok seviyorum, çok. Ruhunu elinden kaçırmaktan korkan yaban insanların masum ürküntüsü var sende.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seni uyumak zor. Hele beni düşündüğünü düşlemek, kendi alemimin kuytusundan yaşantını gözlemek eziyete dönüşüyor bazen. Sen zamanı eyliyor, ben burada kaburgalarının içine sıkışmış, günden güne ciğerine işleyen bir yara gibi zamanı içiyorum. Düşümde hep yalnız görüyorum seni.
Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte ve bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm
Nasıl da dinginsin şimdi. Uyumak ne de çok yakışıyor. Koltuğun üstünden süzülüp akmak üzeresin. Başın yana düşmüş, saçların aşağı sarkıyor. Uylukların uykuya rabıtalanmış. Dirseklerin kolçaklara dayalı, kendine çatı çatmışsın kendinden. Öğle sonrasının yumuşak ışığı her yerine değmeye başladı. Tülleri solduran huzmeler üstüne vuruyor. Kıvrak bir gövde, göz kamaştırıcı bir şekilsin. Genişleyip sönüyor, sönüp genişliyor göğsün. Ciğerinde ılıttığın soluk gibi ısınıyorum ben de. Uykuya dalmak yerine bir düşe uyanmışsın. Bütün ayva tüylerin dikelmiş. Göz göz açılan gözeneklerinle bakıyorsun içeriye. Her ne görüyorsan canınla seyrediyorsun kelimelerimi.
Canlılığını kıskanıyorum. Yeryüzünde eğreti duran şu narin gövdeni hele. Her uyanışında başka bir mekana doğma umuduyla akkor güzelliğinde ışıldıyor; düşle dünya arasında kalan misal aleminden yadırgayarak bakıyorsun çevrene. Gözlerin yumuk yumuk. Kabuğundan soyulmuş bir meyve oluyorsun o zaman. Dişlenmeye hazır, ballı bir şey. Ama sonra uyanıklığın ilk tükürüğünü yutar yutmaz küskünlük kaplıyor gövdeni. Dünyaya itilmişliğini vurgulayan darmadağın bir hal.