...
"Yatkınım dudaklarını aralayan her söze,
bohçan çözülse yeter,
gönlü olur boşluğun.
Bir rüzgar efil efil seslese bu sükutu,
akşamları çığlığı duyulur olur günün.
Yatkınım gözündeki o merdiven boşluğa,
bakışların takılmış benli bir oruçluğa,
gölgeni unutmuşsun;
bir gün geri almaya
geldiğinde, hüzünden o parmağa bak.
Sen yokken ben senle nişanlandım, üzgünüm
bir genç kız ölüsünden yüzük yaptılar bana."