Dışarda hayat düşmandır size.
İçeride odalara sığamazken siz,kendiniz
bir ayrılığın ilk günleridir daha.
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta.
Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saat tiktakları
kaplar tekin olmayan göğümüzü.
Geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç,
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara.
Boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çicek,
unutulmuş bir oyuncak,
eski bir çerçeve gibi,
hani,unutsam eşyanın gürültüsünü,
nesnelerin dünyasında
kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasına,
başımıza gelmiş bir felakete,
iskenceye çekilmeye,
ameliyata alınmaya kendimizi hazırlar gibi.
youtu.be/F6E4VzFoVy4