O millet, şu coğrafya, öbür ülke, diğer kavim... İnsanın yaratıldığı günden bu yana sadece iki millet vardı aslında. Çünkü insanın bir yanı melekse öbür yanı şeytandı. Yarısı Habil'se öbür yarısı Kabil'di. Bir yanı suysa bir yanı ateşti. Güldü, dikendi, acıydı, şerbetti. İhtişamdı, sefaletti.
"Tanrım," dedi gezgin. "Sen kalbime güç ver. Güç ver ki anladığıma dayanayım. Yoksa tutuşup yanacağım." Açtı kalbini, sükûnetin o kalbin içine dolmasını bekledi.
Öbürü dedi ki "Yolun açık olsun kardeşim, beni unutma."
"Hatırlarım," dedi kandilci, "unutmam" demesi gerekirken. Hatırlamak, unutmamaktan daha vefalı bir kelimedir.