O bütün hayatını uyuyarak geçirmişti ve şimdi hayat bir gök gürültüsü gibi kapılarını zorluyordu. Telaş içindeki düşünceleri onu, her bir yana kilit vurmaya iterken, umursamaz içgüdüleriyse bütün kapıları sonuna kadar açarak, yabancı konuğu nazikçe içeri davet etmeye zorluyordu.
Söyleyecek çok şeyim varmış. Ama bunlar devasa şeyler. Gerçekten içimdekileri anlatacak bir yol bulamıyorum. Sanırım, bazen tüm kainât, tüm hayat, her şey içimde yer etmiş, haykırarak onları anlatmamı istiyorlar. Bunun ne kadar büyük olduğunu hissediyorum, ama konuşmak istediğim zaman küçük bir çocuk gibi kekeliyorum. Duyguları ve heyecanları, konuşarak ya da yazarak ifade etmek zor bir iş.