İnsan, bedensel gücü açısından da duygusallığı yönüyle de acizdir. Duygularını kontrol ettiğini düşündüğünde bile çaresizdir. İnanmak insanı güçlü kılar, iman etmek ruhu olgunlaştır. Bu güç ve olgunluk imanın özünü yakalayan, tadını alabilmek için çalışan her mü'mine nasip olur. Uzun vadede ya da kısa sürede bu olgunluk kazanılır.
Gücünle büküp kırdığın hiçbir şeyin değeri yoktur, güce boyun eğenler ise boyun eğdirenin insaf ve merhametine kalmışlardır. Dünyanın düzeni de bunun üzerine kuruludur...
Gün geçtikçe, duyduğu üzüntü içinde dal budak salıyor ve iradesini kırıp zayıflatıyordu. Umutsuzluk onun içinde, tıpkı her an beklenmedik bir çığın kopabileceği bir dağın dik yamacında biriken kar gibi birikiyordu...