Çok erken yaşlardan itibaren değerlendirmeyi ve yargılamayı öğreniyoruz. Bugün yargıladığımız şeyler, genellikle ebeveynimizin, tanıdıklarımızın, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın ahlaki değerlerine dayanır. Biz hâlâ, onların inançlarını ve hayallerini yaşamaya çabalarız. Bu yargılama sadece başkalarıyla sınırlı değildir. Kendimizi de yargılarız. Bunu yaparken de kendimizi genellikle ebeveynlerimizin gözüyle değerlendiririz. Üstüne üstük tüm bunlara bir de bizim kendimiz hakkındaki, "Asla doğru bir şey yapamayacağım. Hiçbir zaman param olmayacak. Yeteri kadar güzel değilim. Bunu hak etmiyorum. Zaten hiçbir şeyi değiştiremem. Başkaları daha iyi, daha güzel, daha zeki." gibi şahsi fikirlerimiz eklenir. Eğer bunlara benzer düşüncelerimiz varsa zihnimize bunları bu kadar uzun zaman, ta ki biz bunları kabullenene kadar, kimin yerleştirdiğini sorgulamalıyız.