İçinde yanan bir ateş vardı. Bu ateşi hiçbir zaman söndürmek istemiyordu. Kışın ortasında, karanlık madende bir karar aldı: Jack London, Alaska'da yaşadığı maceranın ardından yazar olmaya kesin olarak karar vermişti.Bilgisizliğiyle mücadele edecek, adaletsizliğe karşı ise kalemiyle savaşacaktı. Üşümesine, aç olmasına rağmen ruhu özgürdü. Uzandığı bir kütüğe karaladığı kelimeler, sadece bir imza değil, aynı zamanda bir meydan okumaydı da: "Jack London Madenci Yazar, 27 Ocak 1898"...
"Aşk denen şey bazen yürür,bazen uçar,bazen koşar biriyle birlikte;bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar;üçüncüyü buzdan heykele çevirir;dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar,öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer.Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi. Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında."
Cervantes