Çünkü nasıl ki kendimizi tanımıyorsak, haddimizi bilmiyorsak, bilincimizin çarkları oksitlenmişse; dilimiz dua ederken bile yalandan başka şeye dönmüyorsa... Çocuklarımızıda sevmekten aciziz. Körkütük köleliğimizi ve/ya da uçsuz bucaksız vurdumduymazlığımızı onlara dikte ediyoruz. Dolayısıyla her çocuk, bir anne babaya ait olmanın bedelini ödüyor. Ya da yetişkinler tarafından kuşatılmaktan kaynaklanan travmayı yaşıyor.
Allah insanların mayasına ne katmışsa, bazı şeyleri asla ifade edemeyiz. Bunu bilmek ya da sezmek bizi 'inanmaya' yöneltir. Kuran'da "Allah kalplerde olanı bilir" yazıyor. Bence ayetin asıl anlamı şu:" Kalbinizde olup da hiç kimseye anlatmayı başaramadığınız, dile getirmesi imkansız bir şey var ya, işte Allah onu biliyor, üzülmeyin." Nitekim başka ayettede:" Allahtan daha iyi dost mu bulacaksınız?" deniliyor.