Taburcu olamadığımız bir sevdadan kalma
günahlarla açtığımız yaraları farklı şehirlere taşımış,
ölü ozanlardan dinlediğimiz şarkılarla bıraktığı izin
ikimizce aynı olduğunu anlamışız
Öldürmeyen acılarla aşina olduğumuz
kaç sevdaya çalınmışsa adımız ve kaç şarkıda
düşük yapmışsa mutluluklar, biz hep aynı
içli karanlıkların nakaratı olarak kalmışız
Cümlesini kuramadığım seyyar ışıkları
olan kifayetsiz birkaç kelime sonrası,
Vahameti gözlerinden okunan epik bir ayrılık,
Yarı zamanlı, derme çatma bir gecekondu yalnızlığıydı
Dün gibi hatırladığım vaktini bilmediğim gidişin