"Giderek artan sayıda insan, kişisel değerlerinin yaratıcısı olma konusunda artık tek başına bırakılmış durumda. Bunun bedeli, Zohar'ın deyimiyle "... kişisel ve kültürel köksüzleşme olarak ödenmekte..." Ortak değerlerin yerini, herkesin kendi normlarını ve değerlerini kendi bildiğince yaratma çabalarının alması, birbirimizi anlamamızı ve birbirimize ulaşabilmemizi gitgide zorlaştırıyor. İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık."
Russell, insanoğlunun tüm başarılarının ve üstün zekâsının onu yine de mezardan öteye götüremeyeceğini anlatırken şöyle demişti: "... İnsan bu güneş sisteminin sınırsız ölüm denizinde yok olmaya mahkûm olduğunu idrak edebilecek bir öngörüye artık sahip değil ve insan yapısı başarı tapınağının, bir gün kaçınılmaz olarak evrenin yıkıntıları altında kalacağını göremez halde."
Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir;Mutluyken fark etmezsiniz ama; yıllar geçtikten sonra geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar,ah anılar!..