NUSRET - Emperyalizm. Ecnebi tahakkümü. İngilizin mizim metrolü mize satması gibi mir şey. HAYYAM - Saçma saçma konuşma, İngiliz mizim petrolü mize nasıl satar imiş? RUFAİ - Ömer, sen gazı nerden alırsen? HAYYAM - Makkaldan. RUFAİ - Makkal nerden alır? HAYYAM - Mistasyondan. RUFAİ - Mistasyonun adı ne? HAYYAM - Mobil! RUFAİ - Mobil ne demek? HAYYAM - Mobil demek... Mobil demek... Gaz, benzin, mazotun cem'an külliyesi demek. RUFAİ - Mobil farisi mir lâf mı? Niye menim adım Rufai? Anın adı Nusret, senin adın Ömer? Menim ismim John mu? Anınki Jim mi? Senin ismin Tom mu ki mistasyonun adı Mobil? HAYYAM - (bir an düşünür) Menim meynimi yıkaman arkadaeşlar! Lan meğer kim kızılların arasına düşmüşem de habârım yok.. Sergardiyan! Sergardiyan! Sergardiyan! Serefendi!
Evinin duvarına Şah resmini asmayan Zaten hain-i vatan Uslanır mapus yatan Diye düşündü Rıza Mapuslar doldu taştı Mapuslar doldu taştı Buna şah bile şaştı Mapushane masrafı Ordununkini aştı Salamazsın sokağa Bir hain-i vatanı Besleyemez bu devlet Bin yıl mapus yatanı Asmak gerek düzenin Anasını satanı Diye düşündü Rıza Mezarlar doldu taştı Mezarlar doldu taştı Bedenler toprak oldu Kara toprak gül açtı Rıza'da huzur kaçtı.
Mana mak Ömer Hayyam, yıllardır murada sorgu sual eylerem, men suçluyem, diyenini görmemişem, men hain-i vatanım diyenine çatmamışem. Meğer kim bunca adem bi-günah, miçün hepsini mapsedivoruz? Manyak mıyı z ulan miz? Kime sorsan suçsuz, herkes meygamber.