"İnsanın duracağı ve gideceği yeri bilmesi; onu önce her duruma uyum sağlamanın yorgunluğundan, sonra da uyum sağlandığı için duyacağı vicdan azabı ile kendisini hırpalamaktan kurtarması demektir."
"Allah bilincinin, ortak kaygı, ortak amaç ve sorumluluk duygusunun Allah bilinciyle (takva) örgütlediği toplumsal yapı, hem bireyi hem de toplumu koruyan bir kalkan işlevi görür. Takva, yalnızca Allah'tan korkmanın insana bahşettiği bir cesaretle eleştiri ve muhalefet kültürüne hayat verir. Yalnızca Allah'tan korkan bireylerin oluşturduğu toplumda insanlar, birbirleri için korku kaynağı olmaktan çıkarlar. Bu hâliyle takva, Montaigne'nin 'içimdeki eli kırbaçlı cellat' dediği veya Kant'ın 'içindeki Tanrı'nın sesi' olarak adlandırdığı 'vicdan'ı sürekli canlı tutar."