ʙᴜsᴇ

ʙᴜsᴇ
@Buuseunal
isᴛᴀɴʙᴜʟ üɴiᴠᴇʀsiᴛᴇsi
ᴍᴀʀᴍᴀʀᴀ ᴀᴅᴀsı
289 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2024 4. kitabı
Beş Şehir’ in konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. . .. …………………….………….. ………………………………….
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·68 syf.··
2022 20. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2022 19:34
Onlar; nice karlı, buzlu yollarda, sarp kayalıklarda, yanında yöresinde arkadaşları birer birer düşerken direnenler… içleri kan ağlayarak bu müthiş geçidi yürüyerek tüketenler… Allahuekber dağlarında kar kelebekleri gibi düşen mehmetçiklerden arta kalanlar… Soğuktan kavrulanlar, açlıktan karınları kaskatı kesilenler ve uykusuzluktan gözleri yananlar… Öyle yorgun, öyle halsiz, sürgün gözleriyle, çatlamış dudaklarıyla, buruk gülümsemeleriyle baktılar baktılar emin çavuşa ve el salladılar… Hazin bir hikaye bu.. Kırılan umutlar, bitmeyen bir yolculuk ve karlara kelebekler gibi düşen delikanlılar.. I. Dünya savaşının en hazin harekatlarından biridir Sarıkamış… Osmanlının doğuda yok olan sadece ordusu mudur? Güney cephesinden yazlık elbiseleri ile soğuk Sarıkamış iklimine gelmiş binlerce askerin Köprüköy muharebelerinde kazandığı inanılmaz başarı ve yeşeren umutları ne yazık ki, bütün ihtarlara aldırmadan senenin en uzun ve en soğuk günlerinde yapılan harekatla tükeniyor ve koskoca ordumuz yok oluyordu… Ben tarihçi değilim…Tarihte yazmıyorum…Söylemende edemeyeceğim bir şey var.. Bu harekatla ilgili sansürü uygulatan ve “Nasıl olsa ölmeyecekler miydi?” Diyen kişiye karşı onun askerlerimize gösterdiği aynı kayıtsızlıkla bir merhamet hissi de duymuyorum doğrusu.. Bu harekatın vebalini kim verecek onu da bilmiyorum.. Ama bildiğim tek şey var..Ben o şehitlerin safındayım… Benim asıl yüreğimi sızlatan onlar… Bütün saffetleriyle yılmadan, usanmadan o dondurucu soğukla ilerleyen, o samimi insanların safındayım…
Kar Kelebekleri / Sarıkamış DestanıNusret Özcan · EŞİK YAYINLARI · 2010336 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2021 32. kitabı
DÜNYA BAŞKENTİ İSTANBUL’UN TADINA DOYULMAYAN SAYFALARI… “İstanbul bütün insanlığın zenginliğidir. Sayfaları çevrilmekle bitmeyen bir kitap; seyrine doyum olmayan bir resimdir. Bu iki bin yıllık dünya metropolünü gözümüz gibi sakınmalıyız.” İlber Ortaylı Tarihte hiçbir şehrin bu kadar adı olmamıştır. Âsitâne, Deraliyye, Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye, Dârü’s-saâdet veya Dersaâdet, İslambol... İstanbul, “stinpolis/şehre doğru” deyiminden gelir. 15. yüzyıldan beri şehre gelen seyyahlar onun düzineyle ismini saymadan edemezler; Byzantion, Nea Roma gibi... Slavlar, “Tsarigrad” der. Balkanlarda hâlâ, “çar şehri” ismiyle yaşar. İşte böyle ismi çok, eseri çok, uzun geçmişi şanlı bir şehirdir İstanbul. İlber Ortaylı çok sevdiği İstanbul’un sokaklarını arşınlarken, bir şehrin nasıl gezilmesi gerektiğini de gösteriyor. Bir şehri sevmenin onu övmekten çok, omuzlara ağırlık yükleyen bir sorumluluk olduğunu belirtiyor. Kenar mahallelerinden surlarına, kütüphanelerden eğlence mekânlarına, kadim semtlerden popüler caddelere dek benzersiz bir İstanbul seyahati sunuyor. Bu seyahatte çarşılar, saraylar, hamamlar, kubbeler, köşkler, kasırlar ve yalılar yeniden anlam buluyor. Diliyle, tarihiyle, coğrafi nitelikleriyle, inançlarıyla, gelenekleriyle, yeme-içme kültürüyle ve sosyal hayatıyla benzersiz bir şehir olan İstanbul için, “sayfaları çevirmekle bitmeyen bir kitap; seyrine doyum olmayan bir resim” diyor Ortaylı. İstanbul’dan Sayfalar, bu şehrin her köşesini merak edenler kadar, bu şehirde yaşasa da onu tanımayanlar için de sıra dışı bir rehber, eşsiz bir hazine…
İstanbul'dan Sayfalarİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2019991 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2021 30. kitabı
Merhabalar öncelikle bugün tavsiye üzerine okumuş olduğum bir kitabın incelemesini yapmak istiyorum. Sayfa sayısı ve kurgusu sizleri yanıltmasın çok sürükleyici bir kitap.. Nazan Bekiroğlu ile tanıştığım bu kitap bana çok şey öğretti. Öğretici niteliği yüksek olan kitapları çok severim. Kitapta Tebriz'li bir tacir olan Setterhan ile Trabzon'lu Zehra'nın kavuşma hikayesini öğrenmek üzere Trabzon, Bakü, Tiflis, Batum, Tebriz, İstanbul hattında geçen uzun bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Olaylar öyle güzel akıyor ki sizde gitmiş, görmüş gibi seviyorsunuz oraları. Hikaye esrarengiz bir mektupla başlıyor. Yazara gelen bu mektup otuz yıl önce postaya verilmiş ve dedesinin ölümünün ikinci gününde ortaya çıkıyor. Farsça dilinde olan bu gizemli mektupta sadece selam ve adres var... Yazarın ailesinin gerçeklerini ve sırlarını merak etmesiyle çıktığı bu yolculukta geçmişe dönerek olayların gelişimine tanık oluyor . Yaşıyor ve bizlere de yaşatıyor bütün hikayeyi.. . Kitap boyunca Zehra ve Settarhan'ın kavuşmasını sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Balkan savaşından 1.Dünya Savaşına değin olan tüm yıkımlar, felaketler, ölümün soğuk yüzü,muhacirlik, yıkılan hayaller, başlamadan biten aşklar kısacası acının her hali bir bir gözünüzün önünden geçiyor… Yazarın dilini ve üslubunu çok sevdim Nazan Bekiroğlunun okumuş olduğum ilk kitabı ama anlaşılan son olmayacak.. Sizlere de tavsiye ederim keyifli okumalar dilerim.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma