Fırat CENNET

Fırat CENNET
@ByCENNET
“Yere Düşünce Cevher; Sâkıt olmaz kadr-i kıymetten...”
Biraz da tebessüm
Adamın biri evliyâ’dan bir Zât’a hanımının dilinin uzunluğundan ve huysuzluğundan şikayet eder. Şeyh adama der ki; O’na her zaman tatlı sözler söyle, hangi iş olursa olsun onu methet der. Adam akşam eve gelir, kadın sofrayı hazırlar. Adam ilk lokmayı alınca hemen başlar; - Ben hayatımda böyle yemek yapan görmedim, süpersin hayatım der. Kadın da ; Zehir zıkkım ye. Yıllar oldu benim yemeğimi bir kere methetmedin bugün komşunun getirdiği yemeği methettin..! Siz siz olun yemeği hanımızın yaptığından emin olun 🙂
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Gül, gül ki gül yüzünde binlerce güller açsın.. Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet.. Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın… Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın” Muhsin Yazıcıoğlu
“Reh-i aşkında bî sabr ü şekîbim yâ Resûlallah Seni her kim severse ben rakibim yâ Resûlallah Kabul eyle civâr-ı izzetinde çekmeyim gurbet Bilirsin kendi şehrimde garibim yâ Resûlallah ...” (Seni her kim severse ben rakîbim Yâ Resûlallah)
Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan güzel olan her şeyden Bir odada yalnızlığı Bir dağ başında kalmayı, Bir adada mahsur kalmayı... Nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar... Küstürmeyin işte bazı insanları... Nazım Hikmet
“Hatice, Ayşe, Fatma,” gibi isimleri dizi ve filmlerde cahil, okumamış, zamanın gerisinde kalmış gibi gösteren kişiler sanıyorum ki; Hz. Hatice’nin tahsilli, varlıklı, çok saygın bir iş kadını olduğunu, Hz. Ayşe’nin henüz 18 yaşındayken herkesin ilim danıştığı bir ilim insanı olduğunu, Hz. Fatıma’nın zamana şekil veren evlatlar yetiştiren ilim ve irfan beşiği bir anne olduğunu bilmiyorlar..!