“Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda.
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum.
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse elini uzatmıyor.
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme.
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.
Erdem Bayazıt
“Mersâ-yı fenâda intizâr eylerken,
Gâhî geç eser o bâd gâhi erken
İklîm-i ilâhîye rücû etmek için
Ervâh açılır engine yelken yelken…”
(Fanilik limanında boynu bükük bekliyoruz / Arzulanan o rüzgar bazen geç esiyor bazen erken / İlâhî iklime rücû etmek için / Ruhlar yelken açmış gidiyorlar, imreniyoruz)
Yahya Kemal Beyatlı