Ceylin

Ceylin
51 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·480 syf.··
2025 9. kitabı
İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabını okurken bende kalan duygu hayranlıktan çok saygının derinleşmesi oldu. Çünkü bu kitap Atatürk’ü, alıştığımız yüksek sesli övgülerden alıp sessiz ama sağlam bir zemine oturtuyor: tarihe, akla ve emeğe. Bu kitapta Atatürk, ezberlenmiş cümlelerin ardında duran bir figür değil. Okuyan, sorgulayan, çağıyla kavga eden ama dünyayı da çok iyi tanıyan bir lider olarak çıkıyor karşımıza. İlber Ortaylı’nın dili bunu özellikle başarıyor; ne duyguyu istismar ediyor ne de Atatürk’ü ulaşılamaz bir yere koyuyor. Aksine, onu bilgiyle yükseltiyor. Bu da beni en çok etkileyen şey oldu. Sayfalar ilerledikçe şunu hissediyorsun: Cumhuriyet bir tesadüf değil. Atatürk’ün eğitimden dile, hukuktan dış politikaya kadar attığı her adımın arkasında uzun bir okuma, gözlem ve tarih bilinci var. İlber Ortaylı’nın anlattığı Atatürk; yalnızca savaş kazanan bir asker değil, toplum inşa eden bir zihin. Kitap boyunca Atatürk’ün yalnızlığı da seziliyor. Büyük kararların arkasındaki o sessiz yük, sorumluluk ve zaman zaman anlaşılmama hali… Bu yönüyle eser, Atatürk’ü idealize etmekten çok insanlaştırıyor. Ama bu insanlık, onu küçültmüyor; tam tersine büyütüyor. Bu kitap bende şunu netleştirdi: Atatürk’ü sevmek sadece duygusal bir bağlılık değil, onu anlamaya çalışmakla mümkün. İlber Ortaylı’nın yaptığı tam olarak bu. Ve ben bu kitabı bitirdiğimde, Atatürk’e daha yüksek sesle değil, daha bilinçli bir sessizlikle saygı duydum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 1. kitabı
·
161 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 22:39
Fareler ve İnsanlar’ı okurken kendimi hikâyenin kenarında duran biri gibi hissetmedim; tam ortasında duruyordum. George ve Lennie’nin hayali bana uzak gelmedi, aksine fazlasıyla tanıdık geldi. Çünkü bu kitap, büyük düşler kuran insanların değil; küçük, sade ve insanca bir hayat isteyenlerin hikâyesi. Ve belki de bu yüzden beni bu kadar etkiledi. Okudukça şunu fark ettim: Bu kitapta acı bağırmıyor, sessizce duruyor. Karakterler konuşurken bile içlerinde başka bir yalnızlık konuşuyor. Kalabalıklar içinde tek başına kalabilmenin ne demek olduğunu, anlaşılmamanın nasıl bir ağırlık yarattığını çok derinden hissettim. Özellikle Lennie’nin masumiyeti, dünyanın sertliğiyle çarpıştığında içimde bir şeyler kırıldı. Çünkü bazen iyi olmak yetmiyor; dünya buna göre şekillenmiyor. Beni en çok sarsan şey, hayalin kendisiydi. Küçücük bir ev, biraz toprak, biraz huzur… Bu kadar basit bir isteğin bile bu kadar zor olması insanın içini acıtıyor. Kitabı okurken “olmalıydı” dediğim her şey, sayfalar ilerledikçe “olamıyor” gerçeğine çarpıyor. Ve bu çarpışma insanın içini uzun süre terk etmiyor. Fareler ve İnsanlar bana şunu hissettirdi: Herkes güçlü olmak zorunda bırakılıyor ama herkes güçlü doğmuyor. Bu kitap beni duygulandırdı, yordu ve düşündürdü. Bitirdiğimde içimde kalan şey bir hikâye değil, sessiz bir hüzündü. Ve bazı kitaplar vardır, tam da bu yüzden unutulmaz olur.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,3bin okunma
Puan vermedi
Hayvan Çiftliği’ni bitirdiğimde kitabı kapatmadım; elimde öylece tuttum. Çünkü bazı kitaplar bittiğinde insanı serbest bırakmaz. George Orwell bu eserde yalnızca bir hikâye anlatmıyor, bir düzeni teşhir ediyor. Üstelik bunu bağırarak değil, sakin ve masum görünen bir dille yapıyor. Hayvanların başrolde olduğu bu anlatı, sayfalar ilerledikçe insanlığın en karanlık taraflarını yüzümüze tutulan bir ayna hâline geliyor. Başlangıçta her şey umutla başlıyor: eşitlik, adalet ve özgürlük vaadi. Fakat iktidar el değiştirdikçe kelimeler anlamını yitiriyor, kurallar yeniden yazılıyor ve gerçekler yavaş yavaş eğilip bükülüyor. Orwell’in ustalığı tam da burada ortaya çıkıyor. Okur, değişimin nasıl sessizce gerçekleştiğini fark ettiğinde artık çok geç oluyor. Bu durum beni en çok sarsan noktalardan biri oldu; çünkü bu sessizlik fazlasıyla tanıdık. Kitabı okurken hayvanları değil, insanları izledim. Sorgulamayanları, alışanları, “şimdilik böyle” diyenleri… Gücün karşısında susmanın nasıl bir suça dönüşebileceğini görmek rahatsız ediciydi ama gerekliydi. Hayvan Çiftliği insanı konfor alanından çıkaran, iç huzurunu bozan ama zihnini açan bir eser. Bu kitap bana şunu hissettirdi: En tehlikeli baskı, normalleşendir. En kalıcı yalan ise tekrar edilendir. Hayvan Çiftliği kısa olabilir ama etkisi uzun sürüyor. Bitirdiğinizde hikâye sona ermiyor; tam tersine, asıl soru o zaman başlıyor. Ve o soru insanın içinden kolay kolay çıkmıyor.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296bin okunma