Bir zamanlar, uzak bir diyarda, iki ruh vardı: Biri sabırlı ve sağlam adımlarla yol alırken, diğeri bazen kararsız, bazen cesur, ama hep bir adım geri çekilen. Bu iki ruhun yolu, bir gün kesişti. Biri, sağlam durmak için kararlı, diğeri ise duygusal fırtınalar içinde kaybolmuştu. Birbirlerine yaklaşıp, aralarındaki uyumdan, benzerliklerden bahsederken, bir yandan da mesafeleri hep korudular.
Bir gün, sabırlı ruh, kaybolan adımlarını takip etmeye karar verdi. "Eğer bu yolculuk beni daha güçlü kılacaksa, beklemeliyim," dedi. Ama diğer ruh, bazı anlarda yaklaşırken, bazen de geriye çekildi. "Ben hazır değilim," dedi, "ama belki bir gün hazır olurum."
Sabırlı ruh, duygusal fırtınalarla boğuşmak yerine, kendi yolunda ilerlemeye karar verdi. "Eğer bu yolculuk sonunda beni mutlu kılacaksa, o zaman bu yolu seçmeliyim," diye düşündü. Ve yoluna devam etti.
Günler geçtikçe, sabırlı ruh, gücünü kendi içinde buldu. Ve bir gün, yolculuk tamamlandığında, kararsız ruh, onun yanında olmayı seçti. "Hazır değildim," dedi, "ama şimdi hazırım."
Masalın sonu, sabırlı ruhun kendi içindeki gücü keşfetmesiyle mutlu sona erdi. Ve diğer ruh, sonunda en doğru adımı attı. Çünkü bazen, sevgi beklemek, acele etmeden büyümek ve sonunda doğru zamanda doğru kişiyle olmak gerekir.