Mehmet

“Zira hepimiz yaşamla bağını az yada çok kaybetmiş, kör topal idare eden insanlarız.”
Reklam
Koyun ulan mesafeleri, herkes haddini bilsin.
Sen tokasına aşık olduğun kızı, o ise daha 3 yaşında savaşta kimyasalla katledilen anne babasını kaybetti. Kimin daha çok acı çektiği, kimin daha mutlu olduğuyla ilgilenmiyoruz ama durumuna bakınca yazmadan edemedik. 'Savaş ve barış' filistindeki onlarca insanlar için bir hayatın belirti cümleleriyken, senin için ise whatsapta mesaj attığın 2 tane erkek arkadaşından ibarettir. Dekolte, mini etek, ve gözler önüne sergilenen herşey insanların gözünü kamaştırır. Bu yüzden insanlar, facebookta bir taraflarını sergileyen kezbanlara ölür. Hatta bu fotoğraflara, çok güzelsin diye yorum atarlar. İlla bir tarafı açıkta kalan insanlara bakacaksanız, şehrinizin dar sokaklarında dışarıda kalan yoksul kardeşlerinize bakmayı deneseydiniz? Acıttık mı? Nutella'yı yüzüne sürerek fotoğraf çekilenler, yarın öbür gün facebook'ta beğeni toplamak için, afrika'daki aç çocuk fotoğrafı paylaşanlar kadar tokgözlü canavarlar. Size diyoruz evet; üniversitede'ki onlarca kızı becerip, daha sonra vatani görevini tamamlamak için gittikleri 5 aylık kısa dönemde, rütbeli gözüyle hava atanlar. Mastırı, mastırı'basyon ile yapan zihniyet sürüleri sizi. Türkiyenin yarısı aptaldır desek, %50'lik kısıma ayıp etmiş olurmuyuz acaba?? Emeklilere göre emekli maaşı yetmemekte. Ama oturduğu yerden, aylık 22 milyar maaş alan milletvekillerimize göre bir emekli maaşı Türkiye maaşlarının çok çok üzerinde. Hala, milletvekili maaşlarına zam yapılsın istemekteler. Şehit haberlerinden önce, medcezirdeki miranın bu hafta neler yapacağı magazin programlarında tartışılmaya başlandı. Behzat ç kapatıldı, Süper lige şike karıştırıldı. Ayakkabı kutularından, milyon dolarlar çıktı.. Bizim cebimizdeki para, kimlerin cebine giriyor anlamayan kaldı mı?? Oğluna gemicik alan bir emekli görürseniz, ayakkabı kutusundan çıkan bütün
Çıktım yürüdüm, kalabalığın arasına karıştım. Onlarca insanın arasından geçtim sağa sola çarparak. Çarptığım herkesten özür diledim. Onlarda sanki birbirleriyle anlaşmış gibi, sanki beni tanıyor, biliyorlarmış gibi dönüp önemli değil dediler. Bir tanesiyle kavga etmeyi bile düşündüm, sensin önemli değil. Yürümeyi bırakıp koşmaya başladım bu sefer. Hayatta hiçbir amacı kalmamış, geçmişi yüzünden boğazına kadar boka batan herkes gibi. Biraz da ağladığım belli olmasın diye koşmaya başladım. Dur diyen olmadı, nereye diyen olmadı. Durdum sonra. Nerdeyim ben dedim, napıyorum dedim. Bütün hayatım da bundan ibaretti işte. Etrafımda da onlarca insan vardı. Yürüdüm kimse görmedi, koştum kimse görmedi. Önemli değildim, sıradan bir yok oluş hikayesi..