Elbette herkes er ya da geç ölür. Sirk cambazları ölür, klarnet ustaları ölür, herkes ölür. Sizler ve ben de günün birinde öleceğiz. Kim bilir, kapı komşunuz olan biri belki șu anda sağa sola bakmadan caddeyi geçtiği için birkaç saniye sonra bir otobüsün çarpmasıyla ölecek. Herkes eninde sonunda ölür, ama çok az kimse bu gerçeğin hatırlatılmasından hoşlanır.
Utangaçlık, yani sıkılganlık garip bir şeydir, çünkü aynen bataklık kumuna benzer. Hiç beklenmedik bir anda sizi içine çektiği gibi, bakışlarınızın bir anda aşağıya çevrilmesine yol açar.