''En ufak bir şey yapmak bile ağır geliyordu. Bu, onun içindeki bir parçalanmanın, bir iç bozgunun başlangıcıydı. Artık hiçbir şey hissetmiyor ve hiçbir şeyle mücadele edemiyormuş gibi bir uyuşuklukla başladı bu çözülme.''
''Yalnızlık çekmiyorum diye cevap verdi. Ona göre yalnızlık, başkalarıyla beraber olma isteğiydi. Ama arkadaşsızlık yüzünden, yalnızlık duygusunun hiç fark edilmeden insanın ruhuna çökebileceğini bilmiyordu.''
''Zaman zaman huzursuzluk, bir süre yaptıklarından tat almasını engelleyen belli belirsiz bir doyumsuzluk hissettiği kesindi. Örneğin sinemadan gelip tam halinden hoşnut bir şekilde yatağa girecekken, 'İşte bir gün daha boşa geçti' düşüncesiyle sarsılırdı.''