Hazal'ın Kapak Resmi
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:45 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Olan olmuştu, olacak olan da olmuştu ama henüz tadılmamıştı.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 344 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 344 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
 19 May 21:31 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İçimizde hayvanlar dolaşıyordu. Tilkilik yapıyorduk, kurt gibi parçalıyorduk, kuduz it gibi ısırıyorduk, yılan gibi sokuyorduk, keçi gibi inatçı, deve gibi kindar, öküz gibi kaba, saksağan gibi dedikoducu, boz çaylak gibi leş yiyiciydik. Bu neydi Allah'ım?

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 297 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 297 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:28 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsan yalnız kendi halinden söz söylemelidir. Başkasının hallerinden söz söylemek ikiyüzlülüktür.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 248 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 248 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:28 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yıl bindokuzyüzyetmiş beş... geldik ikibine. Şimdi durum farklı mı? Aynı. İhale peşinde koşanlar, köşe dönmeciler. Büyük büyük laflar ediyorlar. Mücahitliği kimseye bırakmıyorlar. Ağızlarını açıyorlar İslam, kapatıyorlar Kuran. En düzenbazlar onlar içinden çıkıyor. Bu da tecelli. bu da oyun. Oyunun bir parçası. Dünya oyundur. Sahnedeyiz. Oyuncularız işte. Herkes rolünü yapıp gidiyor.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 236 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 236 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:24 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kişi düşünde ne görürse görsün kendini görür. Rüyalar ayna mıdır? Aynadır. Ayna sırlı mıdır? Sırlanmıştır. O halde bakınca insanın kendi sırrı mı görünür? Evet, kendi sırrı görünür. Yani kendi yaptıkları karşısına mı gelir? Evet, gece el ayak çekilir. Sessizlik konuşmaya başlar. Demek ki anlatılamaz bir şey belirir. Konuşulamayan hakkında susmalı, der bir ses. İnsan uyur. Başka bir şey uyanmaya başlar.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 232 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 232 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:20 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kimisi kırk günde kimisi kırk yılda ulaşır.
Kırk günde gelene "Nerede kaldın?", kırk yılda gelene "Ne kadar erken geldin?" derler.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 132 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 132 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:16 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil evladım.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 87 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 87 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:15 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Celal ve cemal bir aradadır bu alemde. Biri bir yüzü diğeri öbür yüzü. İki yüzü vardır bu alemin. İnsanların ikiyüzlü olması da mı bundandır? Bilmiyorum. Bak senin de bilmediğin var. Eee öyledir, her bilenin üzerinde bir başka bilen vardır. Onun da üzerinde bir başka bulan... Herkes bulamaz. Nasıl bulunur? Arayarak. Aramakla bulunmaz demiştin. Bulunmaz, ama bulan arayandır.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 56 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 56 - timaş yayınları)
Hazal, Zemberekkuşu'nun Güncesi'ni inceledi.
 05 Nis 22:53 · Kitabı okudu · 16 günde · 7/10 puan

Bir kaç ayrıntı dışında, sıradan bir Haruki Murakami kitabıydı Zemberekkuşu'nun Güncesi. Karakterler, olaylar, hikayenin işleniş şekli diğer kitaplarıyla neredeyse birebir aynı Yıllar önce, ilk defa yazarın 1Q84 kitabını okuduğumda alışkın olmadığım bir tarz keşfetmiş olmanın heyecanıyla herhalde, tabii yazarın oldukça sade anlatımının da etkisi vardı bunda. 1500 sayfalık kitabı 1 haftada bitirivermiştim. Daha sonra arka arkaya Sahilde Kafka, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında derken, anlatımı etkileyiciliğini bir nebze yitirmeye başladı gözümde. Son birkaç yıldır eskisi gibi uzun uzun yazmamasından yakınıyordum romanlarını. Etkileyiciliklerinin orada olduğuna inandırmıştım kendimi ve uzun bir süredir okumayı istediğim bu kitabı elime aldığımda beklentim de çok yüksekti doğal olarak. İlk sayfaları heyecanla çevirmeye başlamıştım ki yaklaşık 200'lere geldiğimde kitap o kadar ağırlaştı ki elimde, hem bitirmem uzun sürdü hem de 500'üncü sayfalardan sonra "cidden bu kadar uzatmaya gerek var mıydı yani?" sorusu dönüp durmaya başladı aklımda. Sonuç olarak, okuduğuma yine pişman değilim. Ve evet, Haruki Murakami hala favori yazarlarımdan, çünkü en azından hayal gücü bunu hak ediyor bence. Bir süre ara verdikten sonra diğer kitaplarıyla devam edeceğim muhtemelen.