Hazal'ın Kapak Resmi
Hazal, bir alıntı ekledi.
21 Haz 17:42 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum.

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 145)Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 145)
Hazal, bir alıntı ekledi.
21 Haz 17:39 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Siktiret, dedi birden; dava mava açma! Kazansa da kaybetse de fark etmez, her iki sonuçta rahatlatır onu. Çünkü hesap bu dünyada görülmüş olur. O sana söz verirken Allah orada değil miydi, ona ne şüphe, ona ne şüphe, elbette oradaydı! Amacı her neyse, onu elde edebilmek için Allah'ı da aldattı yani o şahıs. Bu sebeple sen onu Allah'a havale et! En münasip zamanda, en isabetli silleyi Allah'tan başka kim vurabilir?

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 144)Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 144)
Hazal, bir alıntı ekledi.
21 Haz 17:34 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Annem nereye gittiğini sorduğunda da, elini kaldırıp havada birkaç kere sallayarak uzakları gösterdi. O istikamette dünyanın yarısı, biraz daha gidilirse tamamı vardı tabii; hepimiz gülümsedik bu yüzden, göz ucuyla birbirimize baktık. Babam hiç istifini bozmadı, çizgileri oynamayan dışa kapalı bir yüzle öylece sustu.

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 61)Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 61)
Hazal, bir alıntı ekledi.
16 Haz 21:55 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Asıl olan birdir ve bir esastır. Fakat nedense bir'i yarım sayar ve iki yaparak tamamlamaya çalışırlar. İki lanet bir sayıdır, kendine yetmez, hep üçe koşar ve sonra sil baştan."

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 55)Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 55)
Hazal, bir alıntı ekledi.
16 Haz 21:53 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Aslında, tam diye bir şey yoktur." dedim. "her tam, bir üst yarımın alt basamağıdır. Yani yarım da bir bütündür."

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 45)Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 45)
Hazal, bir alıntı ekledi.
16 Haz 21:52 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Uzaklaşan şeylerin gözden yitişini görmemek için gözlerimizi başka yöne çevirsek bile, yine de ne bok yemeye bir taraflarımızla geyik gibi bakardık?

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 29)Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 29)
Hazal, bir alıntı ekledi.
16 Haz 21:51 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu? Bana ait tek kişilik bir iskemle, oda yok muydu bu dünyada?

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 19)Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör (Sayfa 19)
Hazal, bir alıntı ekledi.
31 May 23:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayır öyle söylemeyiniz; kimse kimsenin kalbini bilemez. Bazen bir kahkaha, bir gözyaşı her şeyi örter.

Salon Köşelerinde, Safveti ZiyaSalon Köşelerinde, Safveti Ziya
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:45 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Olan olmuştu, olacak olan da olmuştu ama henüz tadılmamıştı.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 344 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 344 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
 19 May 21:31 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İçimizde hayvanlar dolaşıyordu. Tilkilik yapıyorduk, kurt gibi parçalıyorduk, kuduz it gibi ısırıyorduk, yılan gibi sokuyorduk, keçi gibi inatçı, deve gibi kindar, öküz gibi kaba, saksağan gibi dedikoducu, boz çaylak gibi leş yiyiciydik. Bu neydi Allah'ım?

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 297 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 297 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:28 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsan yalnız kendi halinden söz söylemelidir. Başkasının hallerinden söz söylemek ikiyüzlülüktür.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 248 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 248 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:28 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yıl bindokuzyüzyetmiş beş... geldik ikibine. Şimdi durum farklı mı? Aynı. İhale peşinde koşanlar, köşe dönmeciler. Büyük büyük laflar ediyorlar. Mücahitliği kimseye bırakmıyorlar. Ağızlarını açıyorlar İslam, kapatıyorlar Kuran. En düzenbazlar onlar içinden çıkıyor. Bu da tecelli. bu da oyun. Oyunun bir parçası. Dünya oyundur. Sahnedeyiz. Oyuncularız işte. Herkes rolünü yapıp gidiyor.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 236 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 236 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:24 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kişi düşünde ne görürse görsün kendini görür. Rüyalar ayna mıdır? Aynadır. Ayna sırlı mıdır? Sırlanmıştır. O halde bakınca insanın kendi sırrı mı görünür? Evet, kendi sırrı görünür. Yani kendi yaptıkları karşısına mı gelir? Evet, gece el ayak çekilir. Sessizlik konuşmaya başlar. Demek ki anlatılamaz bir şey belirir. Konuşulamayan hakkında susmalı, der bir ses. İnsan uyur. Başka bir şey uyanmaya başlar.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 232 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 232 - timaş yayınları)
Hazal, bir alıntı ekledi.
19 May 21:20 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kimisi kırk günde kimisi kırk yılda ulaşır.
Kırk günde gelene "Nerede kaldın?", kırk yılda gelene "Ne kadar erken geldin?" derler.

Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 132 - timaş yayınları)Birdenbire, Sadık Yalsızuçanlar (Sayfa 132 - timaş yayınları)