Hazal'ın Kapak Resmi
Hazal tekrar paylaştı. 13 Oca 2016
Nisa Nur, bir alıntı ekledi.
 13 Oca 2016

"Bugün intihar edecek olanlar hariç, herkesi kötü bir yarın bekliyor."

Baturalp İlkay GültenBaturalp İlkay Gülten
Hazal tekrar paylaştı. 06 Nis 2016

Fantastik
Fantastik bir Rastlantı...

Sevgili Tolkien 1973'de vefat etmiş... ve:

3 Yüzük göğün altında yaşayan Elf krallarına,
7 taştan saraylarındaki Cüce hükümdarlara,
9 ölümlü insanlara, ölecekler ne yazık;
1 Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda,

Hazal tekrar paylaştı. 17 Tem 2015
Ferah, bir alıntı ekledi.
06 Oca 2015

''Bir çay doldur…
Bir kitap seç.
Ve dünyayı sessize al…''

Ahmet BatmanAhmet Batman
Hazal, Dönüşüm'ü inceledi.
11 Haz 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.”

Giriş cümlesi olarak, 104 sayfalık eserin en net özeti budur bence. Aslında bu konuyla ilgili olarak kitap boyunca niyeyse ailesinin ve çevresindeki bir kaç insanın tavrı daha doğrusu tavırsızlığı beni çok rahatsız etti. Çünkü bir insanı karşında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buluyorsun! Ben olsam arkama bakmadan çığlık çığlığa kaçıp giderdim herhalde. Hiç olmadı böyle bir şeyin nasıl olabileceğini sorgulardım.. Samsa'nın çevresindeki insanlar ise ondan tiksinmekle birlikte hemen olayı kabulleniyorlar. Diğer karakterlere göre bir nebze daha iyi niyetli olan kız kardeşi Grete ise bir süre Gregor'a acıyor; ona sevdiği yemekleri getiriyor, odasını temizliyor ancak bir süre sonra ailenin Samsa'nın durumunda düzelme olmaması ve aslında Gregor'a insan olduğu dönemde bile bir aile bireyi olarak değilde sadece "ailenin geçimini üstlenen birey" gözüyle bakıldığı ve artık sorumluluklarını yerine getirememesinden kaynaklanan sıkıntılardan sonra o da pes ediyor, ve kurtulmaları gereken bir yaratık gözüyle bakıyor Samsa'ya.

Bu süreç içerisinde ise Gregor -ailesinin düşüncesinin aksine- olanları, konuşulanları anlıyor, bazı zamanlar ailesiyle iletişime bile geçmeye çalışıyor ancak babası tarafından sert bir şekilde engelleniyor. Onun yaşadığı kapana kısılmışlık ve çaresizlik hissini çok iyi yansıtmış diye düşünüyorum yazar.

Hazal, Devrimin Kızı'ı inceledi.
05 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Şimdi okuduysanız biliyorsunuz ki, Ivy ilk kitabın sonunda Bishop için büyük bir fedakarlık yapıyor ve topluluktan dışlanmak suretiyle cezalandırılıyor. Tamam diyorsunuz bu kız gitti, hayatta yapamaz tek başına. -en azından ben öyle düşündüm- Peki daha sonra ne yapıyor bu kız? Nasıl hayatta kalıyor?

Şöyle; İkinci kitap hiç kesintiye uğramadan, kaldığı yerden devam ediyor ve Ivy, -tabii ki- daha kitabın başlarında bir çakal tarafından saldırıya uğruyor ve sonra Westfall'dan dışarı atılan Mark(hatırlayamadım) tarafından NEREDEYSE öldürüyor. Ivy Mark'ı yaralayıp kaçmayı başarıyor ancak her şey yeni başlıyor onun için tabii ki. Kırgın, üzgün ve yaralı olarak tek başına ilerlemeye çalışıyor ve sonunda küçük bir kasabaya varıp tam umutlandığı anda terk edilmiş bir yerde, tek başına olduğunu fark ediyor. Ivy tam pes etmiş ve ölmek üzereyken Caleb ve Ash adında iki genç tarafından kurtarılıyor ve dışarıda kalan insanlardan oluşan bir kampa götürülüyor. İyileşiyor, avlanmayı öğreniyor, daha sert birine dönüşüyor ancak onun için hala bir şeyler eksik. Bishop!

Vee tabii ki daha sonrasında Bishop...

Tamam tamam, daha fazla spoiler yok. Size de bir şeyler bıraktım :)

Yani sonuç olarak: Seri aslında tam olarak distopya sayılmaz. Daha dar bir çevrede oluşturulmuş ve temelinde "iki düşman aile arasında ki çatışma" vardı. İkinci kitabı bitirince neden böyle olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Yani aslında yazar alışılmış distopya tanımını kırmaya mı çalışmış yoksa bu eksiklikler acemiliğinden mi kaynaklanıyordu bilemiyorum ama her şeye rağmen kısa, akıcı ve çıtır çerez kıvamında bir seriydi. Başlar başlamaz bitireceksiniz emin olun.

Hazal, bir alıntı ekledi.
09 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İşemek, bir kere başladığınızda bırakması çok ama çok zor olan iyi bir kitap gibidir.

Kağıttan Kentler, John GreenKağıttan Kentler, John Green
Hazal, bir alıntı ekledi.
17 Oca 01:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Benim için her şey, ancak seninle ilintili olduğu ölçüde vardı, hayatımdakilerin hepsi ancak seninle bağıntılı olduğu ölçüde anlamlıydı.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 13 - İş Bankası Yayınları)Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig (Sayfa 13 - İş Bankası Yayınları)
Hazal, Anansi Çocukları'ı inceledi.
 28 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 9/10 puan

Şimdi Şişko Charlie adında bir çocuk var. -gerçek adı Charlie Nancy- Ha bir de, sandığınız gibi şişko değil. Ben bunu arka kapak yazısında ilk okuduğumda gerçekten yine bir çocuk hikayesi okuyacağız sandım ama Şişko Charlie aslında koskoca bir adammış. Ve dediğim gibi babası bir tanrı. (Yeryüzünde ki bütün hikayelerin sahibi olan Anansi) Tabii ki Charlie'nin bundan haberi yok. O babasıyla ilgili çocukluğundan kalma kötü anılara sahip ve annesinin ölümünden sonra babasıyla tamamen ilişkisini kesip başka bir ülkeye taşınmış. Güzel, iyi bir kızla nişanlı ve normal bir işte çalışan sıradan bir insan kendisi. Hatta görüp görebileceğiniz en sıradan karakterlerden. Şöyle ki, Şişko Charlie tam düğün hazırlıkları sırasında babasının ölüm haberini alıyor. Sonuçta babası değil mi? İstemese de mecbur gidiyor cenaze törenine. Gidiyor gitmesine de o günden itibaren bütün hayatı değişiyor Charlie'nin. Çocukluğunun geçtiği mahallede ki eski komşuları sayesinde babasının bir tanrı olduğunu ve aslında Örümcek adında bir kardeşi olduğunu öğreniyor. İlk başlarda her mantıklı insanın yapacağı gibi inanmıyor tabii ki ama içine bir kurt düşüyor neticede ve bir akşam kardeşini çağırıyor...

İşte o günden sonra hiç bir şey eskisi gibi olmuyor Charlie için. Şimdi Charlie'yi bir gözünüzün önüne getirin. İçine kapanık, iyimser, hatta çoğu zaman görmezden gelinebilecek kadar silik bir karakter. Vee Örümcek onun tam tersi. Hatta çoook daha fazlası. Ayrıca Charlie'nin aksine büyü yeteneğine sahip. Ve bu kardeş, İşi ve nişanlısı da dahil olmak üzere Charlie'nin hayatına bir "el atmaya" karar veriyor. Sanırım olacakları tahmin edebiliyorsunuzdur.

Hazal, Kızıl Yükseliş'i inceledi.
04 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yorumumun tamamı için ----> http://rapunzelinkulesinden.blogspot.com.tr/...zl-yukselis.html?m=1 Uzun zamandır D&R'da görüp durduğum; kapağını, cildini ağzım sulanarak açıp incelediğim ve delicesine okumak istediğim bir kitaptı Kızıl Yükseliş. Sonunda bende okudum. İlk izlenimim ne mi? "Muhteşem kurgu, tanıdık bir hikaye ve çok fazla cinsiyetçi kelime." Şimdi bu şekilde söyleyince sanki olumsuz bir yorum yapacakmışım gibi oldu ancak kitabın etkileyiciliği o kadar yüksekti ki benim için, kusurları çok gözüme çarpmıyor bu yüzden.

Hazal, Marslı'ı inceledi.
 04 Şub 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · 7/10 puan

Kitap, bir Mars görevi sırasında aniden oluşan bir fırtına sebebiyle Ares 3 mürettebatının görev iptali yaparak gemiye dönmeye çalışmalarıyla başlıyor ve bu fırtına esnasında başkahramanımız Mark Watney'in yaralanması ve mürettebatının Mark'ı öldü zannederek mecburi kalkış yapması sonucu Mark'ın Mars'ta tek başına geçirdiği 1.5 yıl süresince verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor.

Kitap, bilim-kurgu meraklılarını tatmin edecek düzeyde bilimsellik -hatta bolca bilimsellik- barındırıyor ancak bunlar hikayenin akışını çok kesmişti bence, bu nedenle ben bir çok yerde sıkıldım ve hatta zaman zaman bırakmayı bile düşündüm.