Calais

Calais
Siyaset Bilimi
Marmara Üniversitesi
Izmit
Izmit, 30 Temmuz
89 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Latife hanımın yaşamı okunmadan, cumhuriyet tarihi anlaşılamaz !
10/10
·524 syf.··
2022 5. kitabı
Latife Hanımın, Mustafa Kemal Atatürk'le olan evliliği 2.5 yıl sürmüş olsa da, tarihe derin bir iz bıraktı.Bir ömür boyu Atatürk'e olan sadakatini korudu. Çoğu zaman Atatürkle ilişkisinde otoriter, şımarık, usandıran bir karakter olarak tasnif edildi. Görmezden gelindi ve Atatürk'ü kötüleyeceği düşüncesiyle karalandı.Ama yılmadı. Güçlü olmayı ve haklı olmayı sürdürdü. Çok saygın, naif ve güçlü bir karakterdi Latife hanım.. Entelleküel bilgi birikimiyle, kültürüyle, zeki bir kadındı.Okudukça karakterine, duruşuna büyük hayranlık duydum... Atatürk'ün Latife hanımla evlenmesi de çok yerinde bir karardı bana göre. Belki çok çok güzel bir kadın değildi ama zarafeti vardı. Akıl okuyabiliyordu mesela. Ileriyi gorebiliyordu. Bu yönüyle Atatürk'ün fikir hayatında da etkili oldu. Kadın meselesiyle yakından ilgilendi.Kadınların oy hakkına sahip olmasında, seçme-seçilme hakkını elde etmelerinde büyük bir payı vardı. Siyasette doğrudan aktif bir rol almasa da her zaman kadınların mücadelesini destekledi. Peki, biz Latife hanımın hakkını teslim edebilecek miyiz? Tarih kitaplarında neredeyse bahsedilme gereği duyulmayan, Atatürk'ün gölgesinde yaşayan bir kadın olarak betimlenen Latife hanım ne zaman özgürlügüne kavuşacak? Sadece Atatürkle yapmış olduğu evlilikle anılan Latife hanımın; entellektüel ve siyasi kimliğini ne zamana kadar görmezden geleceğiz? Bu soruların cevaplarını okurlara bırakıyorum..
1000k
Latife Hanımİpek Çalışlar · Doğan Kitap · 20061,839 okunma
Reklam
7/10
·365 syf.··
2021 1. kitabı
Nizamülmülk, Melikşah’ın önerisiyle kaleme aldığı bu eserde; yönetim, adalet, din, sosyal yaşam, ordu hizmeti ve devlet idarecileri hakkında görüşlerini belirtmekle birlikte devlet yönetimdeki
SiyasetnameNizamülmülk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20234,690 okunma
10/10
·352 syf.··
2020 10. kitabı
Bir toplum, halk, kitleler ne ölçüde denetlenebilir? İktidarın gücü insanları nasıl sınırlandırabilir? Bağnazlığın insanları ne derece değiştirebilecegi, sorgulamanın, farklı düşünceye sahip olmanın getirdiği olumsuzluğu eleştirili ve öngörülü bir dille anlatan Orwell, şüphesiz bizleri geleceğe dair uyarıyor. Her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu, her türlü muhalefetin yok edildiği toplum modelinde amaçsa, bireyi özgür kılan değerleri ve zevkleri yok ederek egemen güce koşulsuz itaat sağlamak.. Peki bu hangi koşullarda ve nasıl gerçekleşecekti? Elbette bir yandan büyük biradere duyulan bağlılık ve sevgi diğer yandan saldırgan içgüdülerle grubun dışında kalanlara nefret gösterileriyle. Bizlere çok yabancı gelmeyen totaliter rejimlerde sıklıkla rastlayabileceğimiz manipüle etme yollarından biri olan bu yöntem, insanların üzerindeki etkisini sürdürüyor. Hatta içsel korkulara dokunarak bir denetim mekanizması oluşturuyor."Führer Emret Biz Yapalım." sloganında gördüğümüz itaat anlayışını ise yeniden canlanmış halini Orwell'ın anlatımıyla bir kez daha tanıklık ediyoruz.. George Orwell'ın 1948'te kaleme aldığı bu roman, bizlere gerçeklik algısının ötesinde ama tam anlamıyla kurgusal diyemeyeceğimiz bir dünyayı yaşatıyor. Romanın en çarpıcı yanı ise Orwell'ın distopyasının benzerinin yaşanmış ve yaşanabileceği olgusudur.Defalarca okuyabileceğim, bilgi ve birikimim arttıkça bende oluşturduğu etkinin büyüyeceğine inandığım bu kitabı kesinlikle sizlerede tavsiye ederim.. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
9/10
·512 syf.··
2020 1. kitabı
Dünya tarihinin daha aşırısını tanımadığı bir uçurumdan aşağı atlarken onurunu, yasaları, gelenekleri ülkesiyle beraberinde sürüklüyen tutkulu, ruh hali bakımından sabırsız, talihsiz Iskoçya Kraliçesi Mary Stuart.. Ve ürkek yaradılışıyla kararlarında temkinli, acele etmeyen yapısıyla sabırlı, yaptığı her politik hesapta kendi otoritesini değilde ülkesinin menfaatini gözettiğini savunan Ingiltere Kraliçesi Elisabeth'in ittifaklarla, ihanetlerle ve entrikalarla dolu yaşamlarını konu alan bir eser.. Ahlaki kuralların Kutsal kitaptan degil, Machiavelli'den alan bir dönem için vicdan azabı ya da vicdani hesaplaşmanın tamamen yabancı kaldığı, siyasi cinayetlerin Avrupa devletlerinde bağışlanabilir bir suç olarak görüldüğü zorba bir dönemden bahseden Stefan Zweig toplumsal rollerin ardındaki insanın iç dünyasına yönelerek analizleriyle tüm gerçekleri tarafsızca yansıtıyor. Yunan mitolojisindeki benzetmeleri, Shakespere'in eserleriyle olayların akışının açıklanması oldukça keyif vericiydi. Yazar biyografik romanın ötesinde zorba bir dönemin iktidar mücadelelerini, Katolik-Protestan mezhep çatışmalarını, eşitlikten yoksun bir toplum modelinide gözler önüne sermekte. Stefan Zweig 1935 yılında yazılabilecek en iyi biyografik romanı yazmış ancak olay akışının uzun tutulması kitabın olumsuz unsuru olarak değerlendirilebilir. Kitapta alıntı yapabilecegim ve ders çıkarabileceğim çok güzel noktalar vardı.Okurken keyif aldığım bir eser oldu.Bu yönüyle sizlere de tavsiye edebilirim. Keyifli okumalar dilerim..
Mary StuartStefan Zweig · Can Yayınları · 2019940 okunma
9/10
·224 syf.··
2020 3. kitabı
Zafer Algözün ilk kitabını bitirmiş bulunmaktayım.Zafer Algöz kitabında Kemal Sunal'dan Sadri Alışık'a,Öztürk Serengil'den Fatma Girik'e sanat camiasına damgasını vurmuş,kalplerimizde yer edinmiş aktörlerle yaşamış olduğu komik ve duygulu hatıralarını anlatıyor.Okumaya başladığınızda olaylar gözünüzde canlanıyor.Bir kaç bölüm dışında kitabın her sayfasına gülüyorsunuz.Bir solukta bitirdiğim,okurken çok güldüğüm nadir kitaplardan biri olmasının yanında kitabın tek olumsuz unsuru çabucak bitiyor olmasıydı.
Kültür-Sanat
Haşırt Dı BilekbordZafer Algöz · İnkılap Kitabevi · 20172,866 okunma