Aşk pek de kolay bir şey değildi; romantizm gibi değildi. Sadece insanın içini ısıtan bir his değildi; aşk belli bir kararlılık ve ruhsal dayanıklılık gerektiriyordu. Erkeklerin engelleyici ve kusurlu olduğunu anlamaya başlamıştım. Hayatlarını gerçekten olmak istedikleri gibi yaşamıyorlardı; gerçekten öyle yaşasalar büyük olasılıkla ve bu yüzden onlardan nefret ederdik. İşin gerçeği şu ki, hiçbir erkek benim kurtarıcım, İsa'm, Buda'm ya da annem değil. O sadece bir erkek.