Üstad Friedrich Nietzsche, verimli bir kitap için şunları söyler: "Benim tutkum, başkalarının koca bir kitapta anlattığı şeyi on cümlede anlatmaktır; hatta başkalarının koca bir kitapta anlatamadığı şeyi..."
Yazar Banu Avar da birçok konuyu; hem 20. yüzyılın başından bugüne günümüz toplumunun mimarlarının neler yaptığına hem de şimdi ve gelecekte neler yapabileceklerine dair her biri veri ve kaynak ile somutlaştırdığı bilgileri çok yalın ve akıcı hale getirmiş bu 127 sayfalık eserde.
Özellikle modern toplumun sıradanlaştırdığı ve gitgide daha da bağımlısı olduğu olguları iyi anlamak ve farkındalığı arttırmak için muhakkak okunması gereken bir eser.
Amerikanın tüm dünyaya EGEMEN güç oluşu 2. Dünya savaşı ile başladıysa, gelecek dünyanın yeni egemen gücü de 3. Dünya savaşı ortaya çıkacaktır diyebilir miyiz hocam ?
Recep Talha Ensar
@talhaensar_
·
"İkinci Dünya Savaşı Avrupa devletlerinin zayıflayışına ve Amerikan nüfuzunun yayılışına şahit oldu. Batı dilleri yeni bir kelimeyle zenginleşti: Amerikalılaşma. 10 Artık Avrupa'nın Amerikalılaşmasından dem vuruluyordu. Ama dünyanın geri kalan bölgeleri söz konusu olunca kullanılan kelime Batılılaşma" idi. Ne var ki savaş sonrası yılları bu daha geniş tabirin de lüzumundan fazla dar olduğunu gösterdi. Topyekûn bir tabire ihtiyaç vardı, bu ihtiyacı karşılamak için modernleşme kelimesi uyduruldu.
Modernleşme gerek bütün modernleşmiş ülkelerin, ister Avrupa ve Kuzey Amerika gibi Batılı olsun ister Sovyetler Birliği ve Japonya gibi Doğulu, başarıdaki benzerliklerini; gerekse modernleşmekte olan toplumların, nerede olurlarsa olsunlar, nasıl bir gelenekleri bulunursa bulunsun, amaçlarındaki benzerliği tek kelimeyle belirtiyordu. Görülen benzerliğin esası iktisadi idi. Toplumlar iktisadi başarılarının bütünü göz önünde tutularak sınıflandırılıyor, karşılaştırılıyor ve değerlendiriliyordu, tek sağlam ölçü buydu.
Bu inkişafı inceleyen iktisatçılar başlıca konularının, W. Arthur Levis'in (1955) söyleyişiyle, nüfus başına düşen gelirin artışı olduğu kanaatine varınca, ileri doğru bir adım atmış oldular. Bu basit ve işlemsel tanım hem iktisadi gelişmenin özlenen sürekliliğini hem de süreklilik boyunca başarı seviyelerinin mukayeseli ölçüsünü belirtiyordu. Böylece iktisadi gelişmenin tahlilini belli bir mihraka bağlıyor ve modernleşmenin sosyal bir vetire olarak en anlaşılır tahlilini vurguluyordu.
İş Bankası güzel bir seri yapmıştı tarihte iz bırakan; asker, lider, bilim insanı ve fikir adamlarının hayatlarından kesitler sunuyor. Akademik düzeyde son derece faydalı bir eser olmasının yanı sıra özel mektuplardan kesitler sunması daha farklı bir boyut kazandırıyor. Almanya'yı Almanya yapan ve Hitler'e bir takım özellikleri miras bırakan Bısmarck sadece Almanya için değil, aslında modern Avrupa'nın temellerinde de Napolyon gibi büyük bir etki bırakmış. 1870'lere kadar prenslikler ve krallıklardan kurulu olan Alman ulusu siyasi, ekonomik ve sosyal hatta birlikten uzak idi. Bu durum tarih boyunca yanında yer alan Avusturya'nın güçlenmesinde de büyük bir rol oynamıştı. Eni sonu Prusya Krallığının Şansölyesi Bısmarck Almanları bir siyasi çatı altında birleştirerek Modern Almanya'nın temelini attığı gibi Avrupa siyasi haritasını da yeniden şekillendirmiş oldu. İçeri de ve dışarı da izlediği politika neticesinde birçok kişinin saygısını ve kıskançlığını kazandı. Sizlere genel olarak güzel ama bir o kadar olmasa da bazen sıkıcı gelecek bir eser sunuyor. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar dilerim.